06-08-2022 Recai ŞEYHOĞLU

 

                                RASİME ŞEYHOĞLU KÜTÜPHANESİ ÖDEMİŞ’TE…

Her şey CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Fulya Alçay’ın Hamdi Bey’e açtığı telefonla başlamıştı.

Ödemiş gibi büyük bir ilçede neden bugüne değin bir kütüphane açmamıştık?

Aklımı kurcalayan bu konuyu paylaşmıştım Fulya Hanım ile… O da hemen CHP Ödemiş İlçe Başkanı’nı aramış ve bana dönüp ‘’ Tamam Recai Bey, hazırlıklara başlayabilirsiniz.’’ demişti.

Programımıza göre temmuz sonu ya da ağustos başında Manisa’nın Demirci ilçesinde açacaktık 54. Kütüphanemizi. Her şey öyle hızlı gelişti ki, kitapları Ödemiş’e göndermem ve açılış için 5 Ağustos’ta Ödemiş’e ayak basmam üç beş gün içinde oluverdi.

O sabah erkenden Bayındır’a gelmiştim. Değerli arkadaşım Ardahan Totuk’la buradan geçecektik Ödemiş’e… Ardahan Bey, bilindiği gibi İzmir’in önceki vali yardımcılarından... Her hafta perşembe günü annesinin yanına gelip onun eksiklerini tamamlayan, bir gecesini de burada geçiren vefalı bir evlat Ardahan Bey…  Bilinen başka özellikleri de var: Çalışkan bir sosyal demokrat…

Öğle vakti Ödemiş’teydik. İlçe Başkanı Hamdi Halis’in yanında…

‘’ Kitap, hepimizin hayatının olmazsa olmazıdır.’’ diyen CHP Ödemiş İlçe Başkanı ile ilk işimiz kütüphaneyi görmek oldu. Bir gün önce son halini gönderdiği fotoğraflardan görmüştüm ama yine de büyük bir merak içindeydim.

Rasime Şeyhoğlu Kütüphanesi nedeniyle Ödemişliler ile tanışacaktık bu kez.

 1700 kadar kitap göndermiştim. Raflara nasıl yerleştirildiğini bir gece öncesinden bu yana merak edip duruyordum. İki günden bu yana da 300- 350 kitabımız Ardahan Bey’in aracında bekliyordu. Onları da yerli yerine yerleştirince derin bir oh çektim.

Rasime- Recai Şeyhoğlu Kütüphaneler Zinciri’nin 54. Halkasıydı bu.

‘’ Günlük yaşamda hayatımızı devam ettirebilmek adına nasıl ki bir takım vitamin, mineral ve besinlere ihtiyacımız varsa, beynimizin ve ruhumuzun sağlığı açısından da kitap okumanın çok ciddi katkıları vardır.’’ diyen Hamdi Başkan, emekli bir Türkçe öğretmeni olarak daha sonra salondaki açılış konuşmasında da şunları söyleyecekti: ‘’ Okuma eylemi, hepimiz için ekmek kadar su kadar ve günlük ihtiyacımız olan besinleri tüketmek kadar gereklidir.. Okumak özellikle sözcük dağarcığının gelişmesini sağlar. Kişiyi psikolojik olarak stresten uzaklaştırır. Zihnin dinlenmesini sağlar. Kişinin yaratıcılığını arttırır ve düşünmeye yöneltir. Zihinsel hastalıkları önler. Bireyin kendini daha iyi ifade etmesini sağlar. Empati duygusunun gelişmesini sağlar. Sosyalleştirir. Bugüne değin partimizde kütüphane kurmak gibi bir projemiz vardı zaten. Fulya Hanım ve Recai Bey ile bunu hızlandırıp gerçekleştirmiş olmaktan çok mutluyum. Katkısı olan her arkadaşıma teşekkür ediyorum.

Açılış için gelen Belediye Başkanı Mehmet Eriş’in adını çok duymuştum.  Çalışkanlığıyla / dürüstlüğüyle nam salmış biriydi. Salondaki konuşmasında da siyasetle kültür ve sanat yaşamımızı harmanladı ve iyi bir hatip olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Bir gün önce Hakkı Ülkü, kendisini görürsem selam söylememi tembih emişti.

Osman Özgüven, Hakkı Ülkü, Nihat Dirim, Sefa Taşkın; Dikili/ Aliağa/Foça/ Bergama için neyse Mehmet Eriş de Ödemiş için oydu.

Hamdi Bey gibi Başkan da bir öğretmen…

Gazi Üniversitesi Yüksek Teknik Öğretmen Okulu’nu bitirmiş 1980’de.

İtiraf etmem gerekirse kendimi evimde gibi buldum burada. İşgalci emperyalist güçlere karşı yiğitçe mücadele vermiş efelerin torunları arasında bulunuyor olmaktan ayrı bir haz aldım.

Keşke annem de görüp yaşasaydı bugünü…

Parti bir anda kitap dostları ve partililerle dolup taştı. İzmir’den Fulya Alçay’ın çıkıp gelmesi de bizim için ayrı bir mutluluktu. Bilmeyenler öğrenmiş olsun, Fulya Hanım İl Başkan Yardımcılığı yanı sıra aynı zamanda partinin kültür sanat ve kadın sorunları sorumlusu. Ben de 23 Haziran 2022’den bu yana kültür sanat koordinatörlüğünün bir elemanı… Fulya Hanım ile  uyum içinde çalışan biri… Yıllar önce Eğit-Der İzmir Şubesi’nde ne yaptıysam  CHP İzmir İl Örgütü’nde de aynısını yapacağım.

Şaka bir yana, iki etkinliğin üstesinden geldik bile. Şimdi, üçüncü etkinlik için 16 Ağustos’u bekliyoruz. Ulvi Puğ’u ağırlayacağız.

O ne? Saygı Öztürk’ün sesi…

Çok değerli Vali Refik Arslan Öztürk’ün sevgili kardeşi… ‘ Vali Bey ‘ kitabı ile abisini anlattı bilindiği gibi. Ben de o kitabı çok sayıdaki kütüphanemizde bulundurmaya çalışıyorum. Bugün, buraya o kitabı taa İzmir’den bizim genç delikanlımız Çağdaş Güneş Gündüz getirdi.

Rahmetli Valimiz, Manisa’da kütüphaneler açtığımız yıllarda elimden tutmuş,  yaşadığımız kimi sıkıntılarda bize dost elini uzatmış bir halk adamıydı. Efsaneleşmeye layık bir vali…

Bizim de bir akrabamız  70’li yılların sonlarına doğru Manisa Valiliği yapmıştı ama Refik Arslan Öztürk kadar iz bırakmamıştı doğrusu. Arslan Valim ise bir başka!

Saygı Öztürk’ü kardeş bilmem ondan!

Saygı Öztürk’ün de beni ‘ abi ‘ katında görüyor olması benim Arslan Valimle olan dostane ilişkimden… Manisa’ya her gittiğimde yanına uğrar, kahvesini içerdim.

Üçpınar’daki RASİME- DER etkinliğinde aramızda bulunmuş, bize güç vermişti.

Vali Bey’i ben Kemal Nehrozoğlu sayesinde öğrenmiş/ tanımıştım.

Başkan, ilçe başkanı ve Ardahan Bey ile  soluklanırken telefonum çaldı.

Ekranda ‘ Kemal Nehrozoğlu ‘ yazıyor. Hemen Mehmet Eriş’e uzattım. Çünkü o da Kemal Bey ile  anıları olan  biri… Biraz önce anlatmıştı.

Açılışta onun da bulunmasını çok istemiştik ama kısmet olmadı. O gün torunları gelecekti yanına…

 Ardahan Bey ile olan dostluğunu biliyordum ama Mehmet Eriş Başkan ve Hamdi Bey ile  olan ilişkisini yeni öğreniyordum.

Kemal Bey, kütüphanecilik yaşamımızda  yeri apayrı olan bir abimiz. Ne yapıyorsak kendisini bilgilendirdiğim abim…

Gönderdiği kitaplarla hep desteğini gördüğümüz can dostumuz…

Biyolojik abim bildiğim…

Ardahan Totuk’a gelince…

Salonda biriken Ödemişli  CHP’lilere şöyle seslendi:

‘’Daha önce annesi ile birlikte kurduğu kütüphanelerle Türk aydınlanmasına büyük katkıları olan Şeyhoğlu Ailesine şükranlarımı sunuyorum öncelikle. İşbirliği yapan ilçe başkanımızı da içtenlikle kutluyorum. Herkesin bildiği gibi okumak, insanın kişisel gelişimini sağlar. Zeka ve anlama kudretini geliştirir. Düzenli kitap okuyan çocuk, matematikte de başarılı olur. Mustafa Kemal’in binlerce kitap okuduğunu biliriz. Akılcı, bilimsel düşünceyi Türk eğitim sistemine egemen kıldığını da… Batı’da yüzlerce yıl süren Rönesans- reform- aydınlanma—uluslaşma- sanayileşme evrelerini biz onun sağlığında birkaç on on yılda gerçekleştirdik. Kooperatifler, banka kredileri, tarım araç gereçleri ile desteklenen tarım/ Etibank, madencilik, Sümerbank dokuma, kâğıt, çimento, şeker, şişe cam, demir çelik fabrikalarının Atatürk’ün sağlığında yapıldığını biliyoruz. Demiryollarının millileştirildiğini ve yaygınlaştırıldığını, denizyollarımızın  kendi limanlarımızda ayrıcalıklı hale getirildiğini herkes biliyor.

Hasan Ali Yücel ve yakın çalışma arkadaşı İsmail Hakkı Tonguç’un köy enstitülerini kurduğunu/ Dünya klasiklerini Türkçeye kazandırdığını ve bu yurdun çocuklarına ve gençlerine okuma aşkı kazandırdığını biliyoruz.

Hasan Ali Yücel’in ‘’ Biz, balta ormana girince ağaç olduğuna pişmanlık duyanlardan değiliz.’’ sözünü unutmuyoruz.

Bugüne gelince…

Tek adam yönetiminde kuvvetler ayrılığı yok edilmiş, adalet kalmamış, yargı ise adeta iktidarın sopası haline gelmiştir. Devletin organları parti devleti görünümü almış durumdadır.

Halkımızın tek umudu Cumhuriyet Halk Partisi iktidarıdır.

Kütüphanenin Ödemişlilere hayırlı olmasını diliyorum. ‘’

                                                                       *

Şiir gibi konuşan siyasilerin ve emekli bir bürokratın ardından konuşmak kolay değil…

Mutluluğumu dile getirip teşekkür ettim kütüphane için emek verenlere.

Hamdi Bey, Ayla Gacar ve Hatice Çakır’a, partili kadınlara ve gençlere teşekkür etmişti.

Benim de Ayşegül Ziyan ile Canan Hanım’a teşekkür etmem gerekiyordu aslında  ama heyecandan olsa gerek unutmuşum. Onların da büyük emekleri olduğunu öğrenmiştim.

Bu yazıda teşekkür ederek belki kendimi bağışlatırım onlara.

Her yerde her zaman söylerim ya…

‘’ Kitapsız yaşamak; kör, sağır ve dilsiz yaşamaktır.’’

Evet; kör kalmamak, sağırlaşmamak ve dilsizleşmemek için kitap okuyalım!

Seneca öyle demiş. Bir de ben söylemiş olayım. Fena mı olur?

Kitap sayımız 2 bini aştı Ödemiş’te. Sesimizi uzaklardan/ yakınlardan duyan olursa  derim ki Ödemiş CHP’ye  İlber Ortaylı’nın, Özdemir İnce’nin, HarukiMurakami’nin, HansFallada’nın kitaplarını gönderebilirsiniz.

Teşekkür etmeyi unutmayız, bilginize…

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı IMG-20220807-WA0011.jpg

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı IMG-20220807-WA0010-1.jpg

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı IMG-20220807-WA0019.jpg

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı IMG-20220807-WA0008-1.jpg

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı IMG-20220807-WA0020.jpg

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı IMG-20220807-WA0021.jpg

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı IMG-29.jpg

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı IMG-20220807-WA0014-1.jpg

 

 

 

 

 

 

 


Bu yazı 826 defa okunmuştur.



Recai ŞEYHOĞLU Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Namaz Vakitleri