27-03-2021 Nüket Hürmeriç

               

Sertap Erener çift plak olarak yeni bir albüm çıkardı. “Ben yaşarım” bir olgunluk ürünü. Yine çok alışıldık olmayan ama kendini dinlettiren parçalar. 1. parça albüme adını veren, gitarcı Emre Kula ile birlikte besteledikleri “Ben Yaşarım” oldukça bilgece yazılmış: İçimdeki yokluğuna ağladım / Gecelerigündüzlere  de bağladım / Dudaklarıma ismini yasakladım…2. parça “Farzet” i kulak benimsiyor: Yarım kalmış bir kitap gibi ben bir yandayım / Sulanmayan bir çiçek gibi sen bir yandasın…3. parça “Kafanı Yorma” ile Sertap Erener besteci olarak da umut dağıtıyor: Dertliyim dertliyim ama bir soranım var / Deliyim deliyim ama bir lafım var…4. parça “Geçer”in sözleri Sertap Erener imzalı. Nakaratı: Korkma geçer geriye kalırsa bir iz kalır / Korkma geçer seni sen yapan bir his kalır / Mum ışığında yürürken gelir biri açar ışıkları / Olduğun gibi sever görürsün geçer…5. parça “Sormaz” çok enerjik…6. Parça”Koyudur Karanlığı” hüzünlü, karamsar bir şarkı:..Hangimiz nehirdik, hangimiz yağmur? / Bazen deniz olduk, bazense çamur / Su gibi rakı gibi, birbirimize karıştık…7. parça olan “Aç Sesini”şarkısına, 10 Aralık 1948 günlü İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi esin olmuş…8. parça “Anca Gidersin” genç müzisyen Can Bonomo ürünü...9. parça “Belki de aşk lazım değildir” Sezen Aksu destekli. Usulca  söylenen etkileyici bir şarkı olup yaylı ile güzelleştirilmiş: Belki de aşk lazım değildir / Sıcacık bir el yeter / Kimse ölmez aşktan maşktan / Öyle gelir, öyle gelir…10. parça “Hepsi Aşktan” Erener ile Serdarlı’nın ortak ürünü. Öncekinin aksine neşeli olup aşka övgüyü içeriyor: Ne zaman bir çiçek görsen tam açmaya yüz tutmuş biraz dur / Yanına git iyice sokul, duyarsın bak dinlersen, der ki hepsi aşktan…11. parça “Bu Dünya”, “rap” tarzı ile tatlandırılmış: Bu dünya da hiç kimseye kalmayacak / Ben birinin kızı / Sen birinin oğlu / Hepimiz dünya doğumlu…

12. parça “Kız leyla” çocuk gelinler için, direnişi içinde bir ağıt: Kalk doğur kendini, kadirsin / kadınsın, kızımsın, annemsin / Ne çok sütün vardı oysa / Dünyayı kin mi emzirsin?..13. parça “Belki de Dönerim” Erener, Bonomo, Kula ortak yapımı. Günümüz kırsal kesim kültürüyle bir deneme niteliğinde şarkı: Gölde yalnız yüzen suna / Çölü aşan kör fırtına / Vur gayrı yükünü sırtıma / Ben belki de dönerim…Son parça ise “Anca Gidersin” şarkısının rock yorumu. Elbette elektro gitar ve davul egemenliği kaçınılmaz…Sonuç olarak kaliteli poptan hoşlanan, hem gençlere hem de hep genç kalanlara seslenen bir albüm olmuş. Youtube’dan da kolayca erişebilirsiniz. İyi dinlemeler…

Ernest Hemingway’in “Silahlara Veda” adlı romanı oldukça sürükleyici. Bir savaş romanı olup, daha çok çevrede, savaş yakınlarında hazır bulunanlar üzerinden savaşın etkileri anlatılmış. Kanın gövdeyi götürdüğü sahneler çok az. Aynı zamanda bir aşk romanı. Bir kadın ile bir erkek arasında, zamanla yoluna giren ilişkiler. Film,  kadının ölü bir erkek bebek dünyaya getirişi ve kendisinin de kan kaybından savaşlı dünyaya veda edişiyle bitiyor. Hüzünlü bir son…

16.1 2021 günü TRT2’de “Milyoner” adlı bir Hint filmi izledim. Bir kitap uyarlaması olup sekiz Oscar ödülü kazanmış. Ticari başarı da göstermiş. En önce ve izlerken söylemeden duramayacağım şey; çok enerjik, çok hızlı olması. İzlerken yoruluyorsunuz .Ergenlik çağındaki bir genç  “Kim milyoner olmak ister?” yarışmasını kazanır, ama hile yaptığına inanılıp işkence görür. Filmde daha çok çocuklar rol almış. Çetelerin eline geçip dilencilik gibi kirli işlere bulaştırılan sahipsiz çocuklar, aynı zamanda birbirlerine de şiddet uyguluyor. Delikanlı uzun süren mücadelelerden sonra çocukluk aşkına da kavuşur. Artık ikisi de büyümüştür. Kendisi, yarışmadaki soruların yanıtlarını, yaşadığı acı gerçeklerden beslenip keşfederek bulmuştur. Filmin sonunda Aziz Nesin’den okuduğum bir cümle aklıma geldi: Para çok şeydir, ama her şey değildir. Ben de böyle düşünüyorum. Ama artık ne yazık ki “her şey para” sözünü o kadar çok sık duyuyorum ki, üzülüyorum…

Dil Derneği’nin yayın organı Çağdaş Türk Dili Dergisi’nin 394. sayısında neler yok ki?! Yayın yönetmeni Ertuğrul Özüaydın, iki sayfalık yazısıyla Garip Şiiri’nin öncü şairi Orhan Veli Kanık’a saygı duruşunda bulunmuş. Mevlut Kaplan ise beş sayfayla Cumhuriyetimizin eğitim ve kültür öncüsü Hasan Âli Yücel’e yer açmış. Anıları önünde saygıyla eğiliyoruz. Yusuf Çotuksöken; pandemi sözcüğüne Türkçe karşılık bulma girişimini ele almış. Gelen kırk civarında önerileri sıralayıp; küresel salgın, tümsalgın ve tümkıran sözcüklerinin tutunma ve yaygınlaşma olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor. Elbette özdiline duyarlık gösteren halkın eğilim ve beğenisine sunmuş. Resul Kaya, İtalyanlar için Türkçe dilbilgisi öğretiminekaynak olabilecek bilgiler hazırlamış. Beşinci sınıf öğrencilerinin yazdığı Atatürk şiirleri de dergiye sevimlilik katmış…

         Nüket Hürmeriç / İzmir

 

 


Bu yazı 368 defa okunmuştur.



Nüket Hürmeriç Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Namaz Vakitleri