12-06-2021 Nüket Hürmeriç

                                                                       

İzmir’in alçak gönüllü Oda Korolarından biri de Konak Belediyesi Ege Çağdaş Oda Korosu. Çeşitli meslekgruplarından  ve üniversite öğrencilerinden oluşan bir kadroya sahip.  Koro müziğine gönül ve emek vermişler. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, Santa Maria Kilisesi, İzmir  SaintPolikarp Kilisesi, Tarsus Saint Polikarp Kilisesi, İsmet İnönü Sanat Merkezi, İzmir Sanat, Türkan Saylan Sanat Merkezi, Güzelyalı Kültür Merkezi, sahne aldığı belli başlı merkezlerden. İstanbul, Ankara ve Mersin’de düzenlenen Çok Sesli Korolar Şenliklerine katıldılar. Çeşitli ödüllerin de sahibiler. Yaklaşık 30 yıllık bir geçmişi var.Çok uzun yıllardır İzmir Devlet Opera  ve Balesi Kurumu sanatçılarından tenor, besteci  ve rejisörAhmet Kahyaoğlu yönetiminde çalışmışlar. Youtube’dan çeşitli konser kayıtlarına ulaşabilirsiniz. Bu konserlerden biri de 5.6.2012 günü Dr. Selahattin AkçiçekEşrefpaşa Kültür Sanat Merkezi’inde verdikleri konserdir. 14 parçadan oluşan programla başbaşayız: Brahms’dan “veda” adlı parça ile başlangıç yapılmış. İkinci parça, P. Serreville/O. Toussair beste ve düzenlemesi “Promenade Dans lesBois”, sözcüksüz, dabadaba gibi hecelerle seslendirilen tadına doyum olmaz bir dans parçası. Louis Armstrong’dan bir pop-caz klasiği “What a Wonderful World”( Ne Muhteşem Bir Dünya) ‘un koro düzenlemesi de çok etkileyici. “Moon River” ve TheExodusSong” romantik parçalardan ikisi. “ElenoKerko” ile Makedon Halkına selam göndermişler. “West Side Story” ( Batı Yakası Hikayesi) den “Somewhere” (Bir yer) ve “TheCats” ( Kediler) den “Memory” (Anı) iki popüler müzikal parçalar. LeonardCohen’in  “Famous Blue Raincoat” ( Ünlü Mavi Yağmurluk ) mandolinle desteklenmiş olup romantikliğinde üstüne yok. “SwingLove” ve “Rock a MaSoul” adlı spirituellerle de konser tamamlanmış. Teşekkürler Ege Çağdaş Oda Korosu, teşekkürler şefimiz Ahmet Kahyaoğlu…

Korku ve bilimkurgu yazarı StephenKing’in “Yazma Sanatı” adlı kitabını görür görmez aldım. Kitabın başında, birbirine zıt; Miguel de Cervantes”in “En doğru yol  dürüstlüktür” adlı tümcesi ile Anonim “Yalancının işi rast gider” tümcesini vererek düşündürüyor. Kitapta öz yaşamına koşut olarak süreç içerisinde yazarlık serüvenine tanık oluyorsunuz. Nasıl yazdığınınip uçlarını veriyor. İyi düşüncelerin hiç yoktan birdenbire ortaya çıktığını vurguluyor. Müzik sevgisini de müzik grupları ve şarkı adlarını vererek kanıtlıyor. Dil bilgisinin kullanımında gösterdiği titizliğe de diyecek bir şey yok. Edilgen fiillerinin kullanımına karşı oluşunu örneklerle açıklıyor. Zarfların kullanımına da keza.Etken fiil kullanımı hararetle salık veriyor. Kısa tümce yandaşı olduğunu açıklamaktan çekinmiyor. Hızlı yaşama kısa yapıtlar yakışır. Ayrıca yazı ritmine de önem verilmesi gerektiğini vurguluyor. Çok okuyarak çok yazmak işin formülü olup, edebiyat dünyasının oy çokluğuyla onayladığı gerçekçi bir temel ilkedir. Ürünlerinden söz ederek çok özel yorumlarda bulunuyor. Yazar-okur birlikteliğine de önem veriyor. Diyalogların önemine örneklerle parmak basıyor. Ürünlerindeki karakter yorumları da okuyup düşünmeye değer. Sembolizm ve tema hususunda da önemli açıklamalarda bulunuyor. Taslağın bekleyerek demlemeye bırakılmasını salık veriyor. Hatta bu arada başka, kısa bir hikâye yazmaya bile yönelebileceğimizi belirtiyor. Eşinden ve hayran okurlarından değerli eleştiriler de aldığını açıklıyor. Yazarlık kurslarının yarar ve zararlarını kendi  yaşamından örnekleyerek anlatıyor. Yayıncılarla kurulacak bağlantılarda gerçeklerden yararlanarak yol gösteriyor. Geçirdiği feci bir trafik kazası sonrası iyileşme sürecindeyken tekrar yazmaya başlıyor.  Bu aşamada yaşadığı başarı hissinin güzelliğini de duyurmaktan zevk duyuyor. Kitabın sonunda ise taslağı son haline getirme konusunu, kısa bir öykü örneğiyle işliyor. %10 eksiltmeyle sonuçlanan bir tür yazarlık dersi. Okuduğu belli başlı kitap listesini de eklemeyi gerekli görüyor. Bu kitap amatör yazarlar için de bir başucu kitabı niteliğine. İyi okumalar...

Bir şiir de benden:

PASLANMAYAN

Paslanmayan ezgiler dinlerim

Uyuyamaz yüreğim

Şiirler kadar duyarlıyım ama

Kuşlar kadar değil özgürlüğüm

 

Düş kırıklığı merhabalarım

Soğuk duran bakışlarıyla

Çoğaltıp gider yalnızlığı

 

Nerde benim kitaplarım

Yepyenidir öğrenmelerim

Süreklidir defterimde

Kendime iç dökmelerim

 

Kalıcıdır çözümlerim.

                        Mart 2021

  (Nüket Hürmeriç / İzmir)

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Bu yazı 78 defa okunmuştur.



Nüket Hürmeriç Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Namaz Vakitleri