13-09-2020 Zafer BACIOĞLU

 

‘’ Gencecik fidanlardık derildik

    Fırtınaydık durulduk

    Yorulduk çok yorulduk’’

 

Önce ellerimizden kitaplarımızı aldılar..

Sonra tek tek hepimizi bir kavganın içerisine attılar..

 

‘’Yüklediler omzumuza yük.

Biz yumruklarımızla dövüştük

Yumruklarımız memleket kadar büyük.

Hey, hey!’’

 

Dağ başını duman almıştı yürüyorduk arkadaşlarla...

Gün doğmuş gün batmış ebed bizimdi.

Tek yol bizim yoldu. Başka hiçbir yol yoktu.

Tam güneşi zapt edecektik

Gün doğdu hep uyandık bir 12 eylül sabahında.

Radyoda Hasan Mutlucan'dan marşlar çalıyordu.

 

‘’Yinede şahlanıyor aman

 Kolbaşının yandım da kır atı’’

 

Herkes yerine marş marş...

 

Ağzı kulaklarında Okyanus ötesinden bir ses;

"Bizim çocuklar kazandı" diyordu pişkin pişkin.

 

Bir eylül sabahında tüm şaşkınlığımızla vurgun yedik.

Artık karşı yerlerde değil hep birlikte içerideydik.

Bedel dediler..

Bir oradan bir buradan canlar verdik.

 

İşte o zaman anladık onların(!) çocuklarını..

İhaneti,puştluğu ve okyanus ötesi planlarını,

yitirdiğimiz gençliğimizde...

 

‘’Taş duvarları yıkıp geldik

Demirleri söküp geldik

Hayatımız yitik geldik hey…’’

 

Şimdi saçları ağarmış tükenmişliğimizle,

‘’ Gökte yıldız söner gibi’’teker teker ayrılıyoruz bu yalan dünyadan.

 

İşte her neslin bir hikayesi varya…

Biz yitik neslin hikayesi de bu..

Ahh anne yüreği ahhh

Bizim neden sustuğumuzu yalnız sen bilebilirsin…..

‘’Anlatamayacağım daha sana yoksa gökyüzü aldıklarından utanır’’

Eyvallah

 


Bu yazı 233 defa okunmuştur.



Zafer BACIOĞLU Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Namaz Vakitleri