12-12-2021 Serhat KORLU

En uzak yolculuklar kendimizedir bazende. Yaşarken o kadar çok olaylarla karşılaşıyoruz ve o kadar çok şeyi içimize atıyoruz, ruhumuz bu karmaşada boğulup kayboluyor.

Öyle bir kaybediyoruz ki kendimizi bulamıyoruz artık. Kendimize yabancı, yaşadığımız hayata yabancı oluyoruz. Ruhunu kaybetmiş, bedenler oluşuyor zamanla ve yaşamanın sadece günü geçirmek olduğu algısı yer ediyor beynimizde.

İnsanı insan yapan özelliklerini kaybeden ve hatta duygusal olarak hayvan dostlarımız kadar dahi sevemeyen insansı yaşamlar oluşuyor. Kendimizi kaybetmenin hazin sonu da bu oluyor.

Fakat bu kayıp olmuşluğun içinde hapsolup kalmak zorunda değiliz. Kendimizi bulmak için kendi içimize yolculuk yapmalıyız.

Önce içimizdeki en değerli mutluk kaynağımız her durumda oynamayı başaran, hayattan zevk alabilen şartlara takılıp kalmadan mutlu olmayı başarabilen çocuğu bulmalıyız. Onunla konuşup gönlünü almalı tekrardan hayatımıza katmalıyız. Ne kadar büyümüş olursak olalım o çocuğa hep ihtiyacımız olacak.

Kendimizi değiştirirsek dünyamızda değişir. Düşlerimizi düşüncelerimizi keşfetmeliyiz. İçimizden gelen sese kulak verdiğimizde daha güzel yarınlar için yürümeye devam edebiliriz.

Akıl denilen nimeti kulana bilmeliyiz. Gerçekte başımıza gelen her iyi veya kötü olay önceden bize haber verir. Fakat biz kulak ardı ederek kendimizi kandırır ve içimizden gelen bizi uyaran hislerin sesini kısarız. Böylece başımıza gelenler aslında bizim hatalarımız olduğunu geç anlarız.

Her insan karakterini önceden belli eder bizde anlarız ama görmezden gelerek hazin sonumuzu hazırlarız. Akıl dediğimiz nimeti kullanmamanın bedelini bazen hafif bazen ağır bedellerle öderiz.

Ne olursa olsun başımıza gelen her sıkıntıdan kurtulmanın tek yolu yine kendimize yönelip aklımızı ve hislerimizi doğru anlayarak doğru kararlar vermekle mümkün.

Kendimize hep bir fabrika ayarı noktası bırakmalıyız. Kendimiz için vazgeçmememiz gereken özelliklerimizi keşfetmeli ve bu özeliğimizi hangi sebep olursa olsun taviz vermemeliyiz.

Özgürlüğüne düşkün bir ruhumuz varsa ona göre hayat kurmalıyız. Ona göre dostlar seçmeli,seçtiğimiz dostlareğer ruhumuza gem vuruyor ve bizi bunaltıyorsa ne o ne de bizim mutlu olma şansımız yok. Zıtlıklar birbirini çeker denilse de bu zıtlıklar zamanla büyük sorunlara yol açar. Bu eş seçiminde de böyledir

İnsanların tavsiyelerini dinlemek güzeldir ama hayata geçirmek bizim kararımız olmalı ve her tavsiye her kes için uygun değildir. Burada da devreye aklımız ve hislerimiz girmeli ve en mantıklı yolu kendimiz bulmalıyız.

İçimizdeki gerçek bizi bulduğumuzda ne istediğini bilen ne hissettiğinin farkında ve birileri için değil kendini de önemseyerek yaşayan bir birey olduğumuzda her konuda başarılı olmama şansımız yok. Yeter ki gerçek bizi değerli kılarak yaşamaya başlamalı ve öylede devam etmeliyiz.

Bugünün korkuları, yarınlarımızın pişmanlığı olmasın…


Bu yazı 363 defa okunmuştur.



Serhat KORLU Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Namaz Vakitleri