12-02-2021 Recai ŞEYHOĞLU

   

Son bir yılda kitap okuyanların oranı yüzde 8 azalmış. Kitap okuyanlar azalınca cehaletin hükmünü sürdürmesi normal bir sonuç ama işin başka bir boyutu daha var: Hinlik, cinlik, kurnazlıklar da aynı ölçüde artıyor anlaşılan.

Hoca amfide ders anlatırken arka sıralarda oturan iki genci fark etmiş. İkisi de büyük bir telaşla kendisinin ağzından çıkanları not alıyormuş. Ne yaptıklarını sorunca, gençlerden şu yanıtı almış. “Biz, karşıdaki fotokopicinin elemanlarıyız. Bu notları tutuyoruz, sonra da çoğaltıp öğrencilere satıyoruz.”

Bir adım daha atıp kitapçının birine uğrayalım. “Kürk Mantolu Madonna”yı eline alan kişi şöyle diyormuş: “Aaaa! Madonna kürk giymiş. Çok ilginç yani!”

Başka bir komedi: Ocak ayı ortalarında Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, beş altı kişinin sopalı saldırısına uğrayıp yaralandı ya...

Kamu vicdanında bu olaydan MHP sorumlu tutuldu ya...

Devlet Bahçeli töhmet altında kaldı ya...

Devlet Bahçeli, toplumu mu güldürmeye çalıştı bilmem. Gazetelerdeki başlık şöyleydi bu konuda: “Saldırıları kendileri organize ediyor.” 

Sayın Bahçeli diyor ki: “MHP'yi şiddet yanlısı göstermek ahlaksız bir suçlamadır. Sicili kabarık bir siyasetçinin evinin balkonuna kamera yerleştirip kavga anını kayda aldırması, sonra da dönüp masumiyet pozuna bürünmesi, bununla da yetinmeyip 'Bana saldırdılar' çığırtkanlığına tevessül etmesi bildik bir numaradır. Tezgâhlanmış kara kampanyaya teslim olmayız.”

Özdağ eski bir ülkücü. AKP milletvekilliği de yaptı. Sicilinin kabarık olup olmadığını bildiğimiz yok. Orasını Devlet Bahçeli daha iyi bilir.

Bahçeli'nin konuşmalarına karşılık olarak “Söylediklerinin hepsini ispat etmek zorunda. İspat etmeyen müfteridir,” dedi ve soruşturmanın sonucunu beklemeye başladı.

Onlar bekleyedursun, ben de güleyim biraz. Demek,  saldırıları kendileri düzenliyormuş ha!  Balkona kamera kurdurup açısını da tam saldırı noktasına denk getirmişler, öyle mi? Fotokapan mübarek! Ne hikmetse Bahçeli'nin konuşmaları beni hep güldürüyor. Bir ara kürsüden halat da atmıştı ya... O sahneye ne kadar da gülmüştüm…

Her şeye karşın, ciddi şeyler de oluyor ülkemizde. Boğaziçi Üniversitesi, öğrencileriyle destan yazıyor bugünlerde. Şiddetli yağmura karşı AKP'li Melih Bulu'nun rektör olarak atanmasına yönelik protestoların ardı arkası kesilmiyor. Şemsiyeleriyle birlikte Güney Kampüs'te bir araya gelen öğretim üyeleri rektörlük binasına  arkalarını dönüyorlar ve Melih Bulu'yu alkışlarla protesto ediyorlar. Boğaziçi'nin öğrencileri de hocaları da destansı bir mücadele veriyor.

Boğaziçilileri  Ankara ve İzmir’deki öğrenciler de yalnız bırakmıyor, omuz veriyor.

Protesto gösterileri nedeniyle  gözaltına alınan öğrencilerin 79’unun  terör örgütü üyesi olduğunu söyledi içişleri bakanı. Terör örgütünün üyesiydiler madem, bugüne kadar neden haklarında işlem yapılmadı diye düşünmek gerekmez mi…

Üstelik bu konuda olağanüstü uzman biri İçişleri Bakanı. Dağdaki terörist sayısının bile ne olduğunu biliyor. Gözünden bir şey kaçmıyor yani… Boğaziçi öğrencilerinin hangi terör örgütüne üye olduğunu da biliyordur herhalde. Ne  zaman açıklar göreceğiz.

‘’ Ben bunları açıklamaya mecburum. Bunları halka açıkladıkça  bana çok konuşuyorsun diyorlar.’’

Birileri eski dava arkadaşlarına pusu kuruyor, birileri de göstere göstere demokrasi dersi veriyor. Çetin Altan geliveriyor gözümün önüne: “Enseyi karatmayalım!” 

Çünkü iyi şeyler de oluyor memlekette!

Esnaf kırılıp geçerken/intiharlar artarken Karşıyaka'da bir da başka destan yazıyor Karşıyaka'nın  gençleri ve genç kalanları...

Karşıyaka Dayanışma Platformu ile...

Sloganları da 'Yardım bekleyenlerle yardım edenlerin buluştuğu nokta.' 

Karşıyaka, Türkiye'nin Batı'ya açılan penceresi, İzmir'in güzel/aydınlık yüzü!

Karşıyaka, okuma yazma oranının çok yüksek olduğu bir ilçenin adı...

Karşıyaka, sokaklarında turunç, limon,  mandalina, begonvil, yasemin kokan bir memleketin adı...

Karşıyaka, sokaklarında şairlerin/bestecilerin/eğitimcilerin adlarının yaşadığı seçkin bir diyar...

Güzel insanlar ülkesi...

Erzurumlusu, Urfalısı, Üsküplüsü, Tebrizlisi, Tokatlısı, Samsunlusu, Adanalısıyla  kaynaşmış renkler ülkesi.

Unutturuveriyor ülkenin kötü gidişini ya da ekonomide dibe vuruşunu...

Her şeyiyle güzel Karşıyaka'm benim!

Attilâ İlhan gibisin. Salâh Birsel gibisin. Tarhana Osman, Sadi Hoşses gibisin.  

Erişilmez güzelliktesin!

Yoksa...

Bir plastik cerrah tarafından mı yönetilmektesin?

 


Bu yazı 127 defa okunmuştur.



Recai ŞEYHOĞLU Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Namaz Vakitleri