24-04-2024 Recai ŞEYHOĞLU
Recai ŞEYHOĞLU

Recai ŞEYHOĞLU

60. KÜTÜPHANE İLE 12. AYDINLANMA EVİ TURGUTLU’DA HİZMETE GİRDİ

   

Çetin Akın Başkan ile 24 Aralık 2022’de Demirci CHP İlçe Başkanlığı’nda açtığımız Yekta Güngör Özden - Rasime Şeyhoğlu  Kütüphanesi’nde  karşılaşmış/tanışmıştık.

 7 Ocak 2022’de CHP Manisa İl Başkanlığı’nda açtığımız 51. Kütüphanemize  ( Kemal Nehrozoğlu- Rasime Şeyhoğlu Kütüphanesi) el verdiğini  de o günlerin İl Başkanı/ bugünün Yunus Emre Belediye Başkanı olan sevgili arkadaşım/ kardeşim Semih Balaban’dan öğrenmiştim.

Sonunda, çok arzu ettiğim 60. Kütüphanemizi ve 12.Rasime Şeyhoğlu Aydınlanma Evi’ni de onun belediye başkanı olduğu Turgutlu’da açacaktık..

Kurduğum düş, ete kemiğe bürününce önce kültür ve sosyal işler müdürü Metin Akgül ve sonra da Başkan Yardımcısı Fırat Honaz ile görüşmüş /konuşmuştum. Tiyatro ve resim kurslarının ilgilisi arkadaşlarla da o gün tanışmıştım.

Metin Akgül,  ilk – orta ve liseyi doğduğu bu topraklarda tamamladıktan sonra 2012 yılında Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu Halkla İlişkiler Ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olup 2014’te belediyede halkla ilişkiler uzmanı olarak göreve başlamış. Sonra, özel kalem personelliği, gençlik ve eğitim merkezi kurucu müdürlüğü, sosyal yardım işleri müdürlüğü ve sonrasında da 2019’dan bu yana da Turgutlu Belediyesi’nin Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünü sürdürüyor.

                                                                                    *

 Kütüphane ve aydınlanma evinin Atatürk Kültür Merkezi’nde açılacağına dair bilgiler netleştikten sonra 3 Ocak 2024’te başlamıştı Turgutlu Belediyesi’ne ilk kitap teslim edişimiz... Ardından iki üç kez daha gelen arkadaşlara Karşıyaka’da kitap ve objelerin teslimini yaptıktan sonra 19 Nisan’da son durumu görmek  için gittim Turgutlu’ya…

Bu arada illâ söylemem gereken bir konuyu da dile getirmeden edemeyeceğim.

Karşıyaka’ya kitap ve eşyaları almaya gelen arkadaşların her birinin birer sanat tarihçisi, birer kültür adamı olduklarına tanık olunca Turgutlu Belediyesi’ni bağrıma basasım geldi o günlerde. Sonraki günlerde Metin Bey’in gönderdiği bir videodaki Çocuk Kültür ve Sanat Merkezinin küçük ressamlarının annemin fotoğrafını resimlemeleriyle ilgili görüntüler ve annemle ilgili konuşmaları ise ağlatmıştı beni.

Belediyelerin kültür müdürlüklerindeki yönetici ve personelin inceliklerine dair örnek vermek gerekiyorsa bundan böyle aklıma öncelikle Turgutlu gelecek.

Gönderdiğim, araca yüklediğimiz her kitabın ve eşyanın bir listesini yapıyoruz biz.

Herhangi bir sorun çıkmasın diye… Karşı taraf da gereğini yapar diye düşündüğümüz için  muhataplarımıza öğüt verir gibi ‘’ Siz de envanterini çıkarır, numaralandırırsınız.’’ demiyoruz.

Âlemin en akıllısı biz değiliz ya… Kamu görevlisiyseler yaparlar herhalde diye düşünüyorum. Yapmayanın iyi niyetli olduğunu söyleyemem.

Turgutlu’ya ne gönderdiysek kayıt altına almışlar.

                                                                                   *

Jale Hanım olsun, Aysel Hanım olsun o gün kitapların niteliğiyle ve birinci el oluşuyla ilgili öyle güzel sözler söyledi ki kütüphaneciliğimizle bir kez daha gurur duydum.

Bağış kitaplarla kütüphaneler kuran belediyeler geldi gözümün önüne.

Hüseyin Yurttaş ile de bu konuyu uzun uzadıya konuşmuştuk daha önce. İkimiz aynı şeyleri söylüyoruz onunla. Mehmet Fatih Atay’ın Efeler Belediyesi, böyle yaptı örneğin… Bence her kitapsever gidip görmeli o kafe kütüphaneleri… Hatta herhangi bir komplekse kapılmadan Mehmet Fatih Atay’ı davet edip konuşturmalılar. Bilgi alışverişinde bulunmalılar.

Yinelemekte yarar var, belediyeler  bağışla değil, satın aldığı kitaplarla kütüphane kurmalılar!

Okur, kitaplardan etkilenmeli, yayınevleri de bu şekilde belediyelerce desteklenmiş olmalı.

Tabii ki  biz‘’ Kitapların tümünü satın alıyoruz! ‘’demiyorum.

Satın alıyoruz ama bağış kitap da alıyoruz. Bizi bu konuda  her daim destekleyen  Avram Ventura, Hasan Zeki Sungur ve  Mavişehir Mahallesi Muhtarlığı’na bu arada teşekkür de etmiş olayım. Yıpranmış kitapları ise raflara asla koymuyoruz.

Çetin Başkan’ın Demirci açılışımıza gelirken yanında iki torba kitapla geldiğini ve o kitapları çıkararak masaya koyduğu günü hiç unutmadım.

 İnceliğine bayılmıştım. Turgutlu’ya kitap gönderirken hep o görüntü geldi gözümün önüne.

                                                                                       *

19 Nisan 2024 Cuma günü, objeler ve kitaplar yerli yerine konmuştu ama biraz daha eksikler vardı tabii ki… Onlar da 23 Nisan’a kadar tamamlanacaktı.

Ben mi çok sulu gözlü oldum ne, Jale Hanım’ın öğrencilerinin yaptığı annemin kara kalem çalışması  bana 19 Nisan’ın en büyük armağanı oldu.

İki değerli kültür müdürlüğü çalışanını görüp de onlara bir zamanların Manisa Valisi olan Refik Arslan Öztürk hakkında bir iki lâf etmemek olur mu?

Onu da yaptım, o değerli ( rahmetli) valinin sevgili kardeşi Gazeteci Saygı Öztürk ile konuşturdum Aysel Hanım’ı. ‘’ Açılışta sizi de aramızda görmek istiyoruz Saygı Bey! ‘’dedi.

Aslında sadece Refik Arslan Öztürk’ün kardeşi değil o…

Gönül almasını bilen, herkesle barışık yaşayan, çok başarılı bir gazeteci olan Saygı Öztürk’ün ‘ Gönüller Sultanı ‘ olduğunu her yerde söylerim. Çünkü, benim de kardeşim olur o!

Bana diyor ki,‘’ Abi, sen gazetecilerin Ferrari’sisin, ben Clio’su ! ‘’

İnandığım yok ama olsun, gönlümü alıyor, gaz veriyor ya bana…  Esprisi bile hoşuma gidiyor doğrusu.

                                                                               *

Yeniden Turgutlu Belediyesi’ne gelecek olursak…

’68 doğumlu Başkan, 68’lilerin ardılı gibi. Atak, çalışkan, kararlı, bilgili, halkçı!

Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi ön lisans mezunu.

Belediye ile olan ilişkisi askerlik sonrası başlamış. 1992’de zabıta memuru olarak işe girmiş. Zabıta komiseri olmuş, sonra insan kaynakları ve eğitim müdürü, daha sonra da başkan yardımcılığı görevlerinde bulunmuş. 31 Mart 2019’dan bu yana da Turgutlu’nun Başkanı.

                                                                                  *

Ben, 6,7 yıl kadar Konak Belediyesi Kültür Merkezi’nde çalıştım. Yarı zamanlı olarak ve fahri… Salim Çetin’in müdürlük yaptığı yıllarda kültür gezileri, panel/ konferans ve söyleşilerin düzenlenmesi konusunda arkadaşlara yardımcı oldum.

Bu süre içinde beni kültür müdürünün yardımcısı olarak bilenler olduğu gibi, çok kişi de kültür müdürlüğünün personeli zannetti. Çünkü öğretmenlik sonrası yarım günüm hep orada geçiyordu.

Erdal İzgi Başkan  ve  Muzaffer Tunçağ ile de bu nedenle yakın dostluğum oldu.

5 bin kitaplı kütüphanenin kuruluşunda önemli roller üstlendim. Ne yazık ki bir başka başkan ( Hakan Tartan) o kütüphaneyi  büyütmek /geliştirmek varken yok etti. O da ayrı bir trajedi…

Unutulmaz etkinliklere ve projelere imza atıldı o yıllarda. Belediyelerin kültür müdürleri, bu anlamda Salim Çetin’e danışıp, düşün alışverişinde bulunsunlar arzu ederim. Diğer belediyelerde onun kadar başarılı bir müdür görülmedi dersem bu abartı olmaz.

                                                                                       *

 ‘’ Organizasyon becerisi, sanat disiplinlerine ilgi, kitle bağları, sanat dünyasının özneleriyle birebir ilişkili olma, tevazu ve kültürel birikim… ‘’

Biraz da güler yüz elbet!

Somurtkan, buz gibi bir kültür müdürü düşünmek bile istemiyorum doğrusu.

 

Kültür müdürlüğü yapacak olan kişilerin böylesi özelliklere sahip olanlar arasından seçilmesinde sayısız yarar var. Şişkin egolulara da yer verilmemeli.

 Kütüphanecilik yaptığımız / bilim-sanat-edebiyat çevreleri ve akademik dünyayla iç içe yaşadığımız için, Eğit-Der’in kuruluşundan bu yana Türkiye Yazarlar Sendikası İzmir Temsilciliği, Eğitim-Sen,  Öğretmen Dünyası, CUMOK, Bergama CHP, İzmir CHP İl Başkanlığı, Karşıyaka Kent Konseyi, Latife Hanım Köşkü’ndeki Mehmet Atilla Kitaplığı gibi kurum ve kuruluşlarda  gönüllülük esasına dayalı görevlerim oldu. Kendimce bana çok yararlı olan deneyimler yaşadım buralarda.

                                                                                 *

Gördüm ki, bazı belediyeler bu işi  yetkin kişilerin  bulunamaması nedeniyle beceremiyor.

Gördüm ki bazı ilçelerde de emekli astsubay/ başçavuş, bazılarında da turizmci vb. kişiler kültür müdürlüğü yapmaktalar.

Başkanlar bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlarla entelektüel camiadan görüş ve destek almalı bence.

4255 kitap ve yüzlerce obje gönderdiğimiz bir belediyenin kültür müdürü, astsubay emeklisiydi ve bir buçuk yıl kitaplarımız ve objelerimiz koliler içinde kalmıştı. Kitapların sayımı ve dökümü de çıkarılmış değildi. Objelerin ise dörtte üçü ortada yoktu.

İlgisizlik, cehalet, işbilmezlik, lakaytlık… Hangi biri desem ki… Bir yıl sonrasında, güleryüzlü Başkanla konuştuktan sonra öğrenebildim geri kalanların depoda bulunduğunu. Hâlâ depodan çıkarılıp yerli yerine konulacak o objeler, beklemekteyiz.

Bazen de teslim ettiğimiz kitaplar raflarda görülmez oluyor. Sorduğumuzda da  ‘’ Diğer kütüphanelere de gönderiyoruz.’’ yanıtı veriliyor. Oysa biz o kitapları diğer kütüphanelere değil size vermişiz. Ne demek diğer kütüphanelere verdik!

Anlayacağınız, açılışlarla yüzümüz gülüyor ama öte yandan da üzüldüğümüz oluyor işbilmez kadrolar nedeniyle.

                                                                                  *

Turgutlu Belediyesi, bu konuda ezberbozan bir kültür müdürlüğüne sahip.

Personelin Metin Bey ile ilgili sözleri gurur verici!

Metin Bey’i Karşıyaka’ya mı alsa acaba Yıldız Hanım?

İşini severek yapan resim hocası, kursiyerleri annesiymiş gibi bağrına basan öğretmenler, tiyatro ile yatıp kalkan Aysel Baylan Buruk, sanat tarihçileri, Osmanlıca bilen tarih meraklıları ve onları gerektiği gibi yönlendiren/ yöneten bir kültür müdürü…

Aysel Baylan Buruk, ilk- orta- lise eğitimini doğup büyüdüğü Turgutlu toprağında yaptıktan sonra Manisa Celal Bayar Üniversitesi İİBF İşletme Bölümü’nü bitirmiş. Tiyatroya 2011 yılında Turgutlu Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nda başlamış. Halk Eğitim Merkezi- Uygulamalı Tiyatro- Oyunculuk Eğitimi- Konya Selçuk Üniversitesi Yaratıcı Drama Eğitimlerini tamamladıktan sonra 2017 yılında Turgutlu Belediyesi ve Turgutlu Halk Eğitim Merkezi Protokolüyle drama ve tiyatro eğitmenliğine başlamış. Şimdi, belediyenin kültür ve sosyal işler müdürlüğüne  bağlı Atatürk Kültür Merkezi’nde sorumlu ve tiyatro eğitmeni olarak görev yapmakta.

Jale Nadiye Turan’ın kim olduğuna gelince…

1981’de Ardahan’ın Göle’sinde doğmuş. İlk, orta ve liseyi memleketinde okumuş.

2004’te Manisa/ Celal Bayar Üniversitesi Geleneksel El Sanatları Bölümü’nü bitirmiş.

2022’den bu yana aynı üniversitede Sanat Tarihi okuyor.

Beni bir gün İzmir’e götüren aracın şoförü de sanat tarihi mezunu çıktı.

                                                                             *

23 Nisan 2024 / Salı günü eşim,  emekli vali yardımcısı Ardahan Totuk, emekli albay Hasan Zeki Sungur, karikatürist- yazar Hasan Efe ile Turgutlu’ya geldiğimizde  bizi karşılayan emekli vali yardımcısı Mustafa Erdoğan olmuştu. Hep birlikte Atatürk Kültür Merkezi’ne geldiğimizde bizi bekleyen Turgutlulu kitapseverlerle tadına doyamadığımız bir muhabbetin içinde buluverdik kendimizi.

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramıydı o gün. Caddeler ve sokaklar cıvıl cıvıldı. AKM  de… Aynı zamanda Dünya Kitap Günü’ydü o gün.

CHP İlçe Başkanı, ADD Şube Başkanı, gazeteci ve eğitimci arkadaşlarla iç içeydik. Başkanın da gelmesiyle kadro tamamlanmıştı. Mutluluğumuza iki değerli dostumuz da telefonlarıyla  ortak oldu. Saygı Öztürk ve Kemal Nehrozoğlu…

Kütüphanemizin ve aydınlanma evimizin adı, Saygı Öztürk’ün 2004 - 2008 yılları arasında Manisa’da valilik yapan ağabeyi Refik Arslan Öztürk’le annemin adını  taşıyordu.

Saygı Öztürk, Çetin Akın’a ve oradaki tüm Turgutlululara teşekkür ediyor, selam ve sevgilerini iletiyordu. Bir de jesti vardı. Bütün kitaplarını  kütüphaneye bırakılmak üzere başkana göndereceğini söylüyordu telefonda.

Ardından Kemal Nehrozoğlu ile konuştu Çetin Başkan. Bilmeyenler de öğrenmiş olsun, 23 Nisan aynı zamanda Kemal Bey’in doğum günü.

Kemal Bey, kütüphaneciliğe başladığımız 2002 yılından bu yana bize omuz veren, bizimle sevinen/ bizimle üzülen bir abimiz… Ne abisi? O benim canım abim!

                                                                              *

Kurdelayı hep birlikte kestik. Başkanın,  Turgutlulu gazeteci-yazar Recai Bey’in ve benim konuşmalarımdan sonra  sıra kitaplara ve objelere göz gezdirmedeydi. Lüks,  büyüklü küçüklü gaz lambaları, el feneri, ışıldak, ahşap kasa radyo, gramofon, daktilo, pikap, kesik uçlu kalem takımı, dolmakalemler, annemin pasaportu,  bakır kahve değirmeni, halı dokuma tarağı, mini çay kaşığı takımı, seramikler, çakmaklar, Kiev’den aldığım orijinal anahtarlık, gözlük, ispirto ocağı, sarı  metal vazo, fenerler, sarı likör takımı, kol saatleri, kahve fincanı takımı, Alman metal sürahi, İsveç malı Ericcson çevirmeli telefon, aplikler, mini bakır ikiz vazo, çok sayıda cd. Ağaçtan yapılmış olan fil, metal şekerlik, kasetler…

Anladım ki duvar saati getirmemişim buraya.

Yıllar öncesinin kullanılmış objeleri, yıllar öncesinden bizlere seslenen şair ve yazarlarla feylesofları arasında bir yolculuğa çıkmak isteyenler için şık, işe yarar bir kültür mekânı kazanmış oldu Turgutlu.

Çağdaş Gündüz de ayrı bir güzellikle ortak oldu bu imeceye. Satın aldığı /Saygı Öztürk’ün imzaladığı VALİ BEY kitabını Başkana takdim etti.

Ülkemin çocukları şendi o gün. Çünkü çocuk bayramıydı, ne var ki can sıkıcı/ yüz kızartan da bir gerçekliğimiz vardı.  2023 itibariyle çocukların cinsel istismarı ile ilgili olarak açılan dosya sayısı 40 binin üzerindeydi.

Elin oğlu İspanya’da sevgilisine gül verirken karşılığında da kitap alıyordu. Gül, kitap ve sevgiyle dünyalarına renk katan İspanyollar kadar değilsek de 23 NİSAN DÜNYA KİTAP GÜNÜ’nde Turgutlu AKM’de biz de çocuklar kadar şendik.

                                                                                *

Babacığım,  AKM’nin girişinde ve kütüphaneyle aydınlanma evi girişinde bulunan tabeladaki annemin fotoğrafıyla Refik Arslan Öztürk’ün fotoğrafının yan yana bulunmasından sakın ola ki aklına bir şey gelmesin. Refik Arslan da oğlun sayılır. Yabancımız değil!

Canım annem, varlığınla çevrene ışık saçıyordun. Bak, görüyor musun Turgutlu’da da  Çetin  Akın oğlun,  senden aldığı ışıkla  buraları aydınlatmaya çalışıyor.

61. kütüphane için nereyi düşünüyorsun söyler misin?

 

 

                                                                                     

 

 

                     

 

 

 


Bu yazı 18254 defa okunmuştur.



Recai ŞEYHOĞLU Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Anketimize Katılın
Henüz anket oluşturulmamış.
Namaz Vakitleri