01-06-2022 Recai ŞEYHOĞLU

  İktidar, gerek ekonomik gerekse de siyasi başarısızlıklarının sorumluluğunu ya da suçunu teröre ve dış güçlere yükleyerek  ayakta kalmayı sürdürüyor.

Her şeyin bir başı bir sonu vardır ama  bizdeki terörün  nedense biteceği yok .

Onca askerimize, onca Skorsky’imize, onca tankımıza karşın…

Enflasyonu açıklamayı, iktidarı eleştirmeyi, CHP haberi vermeyi, festival düzenlemeyi,  gece 01’den sonra müzik yayınını, konser vermeyi, parkta yoga yapmayı ve açık giyinmeyi yasaklayarak  da hükümranlığını sürdürüyor sayın iktidarımız.

Bu, Cumhuriyet tarihinde bir İLK!

Toplumun cehaletinden ve dincileşmesinden/ dindarlığından  yararlanarak…

Yasaklara karşı en net tepki HDP ve TİP’ten…

Millet İttifakının bileşenleri, birbirleriyle tersleşmemek adına bazı konularda yasakları sineye çekiyor. Konserlerin ve festivallerin yasaklanmasına tepki göstermek yerine  seyirci kalmayı tercih ediyorlar maalesef!

U Dönüşü Uzmanı Recep Tayyip Erdoğan’ın keyfine diyecek yok!

Dışarıya karşı olan dayılanmalarının prim yaptığını bildiğinden  U dönüşlerini toplumun nasıl değerlendirdiğine dair yorumlar hiç umrunda değil.

Türk asıllı Alman vatandaşı Deniz Yücel’in cemaatla ilişkisi nedeniyle tutuklandığı günlerde  Almanya, Deniz Yücel’i istediğinde ‘’ Bu can bu bedende oldukça o gazeteci hiçbir yere gidemez.’’ deyip efelenmişti ya…

Şansölye Merkel telefon açınca  Deniz Yücel özel uçakla Almanya’nın yolunu tutmuştu.

Yine, cemaatle ilişkide  olduğu söylenen ve 15 Temmuz’a katkı sağladığı iddia edilen Rahip Brunson tutuklandığında da Amerika rahibi geri istediğinde yine  esip gürlemişti: ‘’Ben bu görevde olduğum sürece bu papaz hapisten çıkamaz.’’

Sonuç: İki gün sonra Brunson ülkesine gönderilmişti.

Cumhurbaşkanı, sanki şakasever biri…

İsrail’le ilişkiler konusunda…

İsveç ve Finlandiya ‘nın NATO’ya alınıp alınmaması konusunda da…

Önce o iki ülkenin NATO’ya girmek için başvuruda bulunduklarında  seviniyor/ elinden geleni yapacağını söylüyor sonra da  ‘’ Bu ülkeler teröre destek veriyor, bunların NATO’ya girişlerine evet demem.’ diyor.

                                                                                  *

Klinik psikologlara, psikiyatrlara bu  U Dönüşleriyle  ilgili soru sormak ve yanıtlarını  öğrenmek istiyorken Mustafa Kemal  giriverdi araya…

Mustafa Kemal kim diyecek olursanız, biraz geriye gitmek gerekiyor…

1986, 87 olsa gerek.

Altındağ’da öğretmenim. Her şeker ve kurban bayramında  KemalLökçüarkadaşım, okula bir araç gönderiyor ve 10-15 kadar öğrencimi aldırıp  hem giydiriyor hem de yedirip içiriyor.

Üç yıl sürdü bu.

Sonraki yıllarda, başka başka okullarda da…

Çalıştığım her okulda hem sınıfımızın eksiklerini tamamladı hem de öğrencilerimin gönlünü aldı.

Kemal, bambaşka bir arkadaşım…

Pandemigünlerinde sessiz sedasız   oğlu Cem’i evlendirmişti.

31 Mayıs’ta Basmane turundan sonra yanına uğradım. Öyle mutlu ki…

Telefonundan bir fotoğrafı  uzattı önüme.

‘’ Görüyor musun Mustafa Kemal’i?’’ dedi.

Gelin kızımız Aslı’nın babasının adı Mustafa’ymış.

SadeceMustafa  adını az görmüşler.

Cem’in babası kim?

Kemal!  Kemal Lökçü…

‘’ Dünürümüze/ Baba Kemal’e ayıp olmasın diye düşünmüş olacaklar ki, bir de Kemal’i eklemişler.

Mustafa Kemal Lökçü !

Gördüğümde henüz 6 saatlikti.

                                                                               *

U Dönüşü şampiyonu için, yasaklamalar için bizim elimizden bir şey gelmiyor.

Açlık, işsizlik bir yandan, korku bir yandan alanlara dökülüp haykıramıyoruz.

 ‘’ Yeter artık! ‘ diyemiyoruz.

 Görülüyor ki her Kemal ile de  olmuyor bu iş.

Öncelikle hoş geldin. Bugün  ‘ Gezi ‘ nin 9. Yıldönümü.

Gezi, ne diyeceksin?

Acelen ne?

Öğreneceksin.

Abilerinin, amcalarının, ablalarının yazdığı bir destan o!

Lütfen çabuk büyü Mustafa Kemal Lökçü!

Bu memleketin gereksinmesi var sana…

Çünkü sen Mustafa Kemal’sin!


Bu yazı 107 defa okunmuştur.



Recai ŞEYHOĞLU Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Namaz Vakitleri