25-05-2021 Nüket Hürmeriç

                                                                      

AstorPiazzola Latin Amerika Yeni Tango Müziği’nin kurucusu, besteci, virtüöz bandoneoncu. Oblivion adlı parçasını dinleyen bir kez daha dinlemek istiyor. Öylesine büyüleyici ki. Duygu fırtınasına kapılıyorsunuz. Youtube’da 1 saatlik 15 versiyonuna rastlayınca yine kendime görev verdim. Sizin için de dinleyip tanıtımını yapmaya karar verdim. Ünlü akordeon virtüözü Richard Galliano ile başlangıç yapılmış. Hızla içinize alıp yaşatıyor. 2 çello ile yapılan yorum ise artistik patinaj gösterisiyle desteklenmiş. Keman ile yorumu ise bandoneonunkiler kadar etkileyici. RoyanoFontan alto sesiyleJulianHermidaGroup’tan el almış. Aynı zamanda bir çift tango yapıyor. Minsk Oda Orkestrası başka bir bandoneoncuya eşlik ediyor. Dinlemekten bıkmamaya devam. Artistik patinajcı kızı da yine bir kemanlı yorumla büyülenerek izliyoruz.Başında orkestraya şeflik yaptıktan sonra kadın bandoneoncuCathieTravers’i dinlemek ayrıca gurur vericiydi. Yeteneği keşfedilenin alan eğitimini de görünce başarılmayacak hiçbir işin, icranın olmayacağını bir kez daha kanıtlıyor.Sıradaki İtalyan şarkıcı, yeni ışıklarla yolladığımızMilvada parçayı o kendine özgütok sesiyle Fransızca yorumlamış. Genç bir kadın akerdeoncu daha.Parlak sesiyle Obuvayı çalanAligiaMotuszozyk’yaMonınszko Müzik Okulu müzisyenleri eşlik ediyor. WilliBurger mızıkasıyla naif bir icra sunuyor. Piyano ve bandoneon ön planda Tanguissimo topluluğu yaylılar beraberinde güzel bir yorumla karşınızda. Albüm Moğolistan Devlet MorinKhuurTopluluğu’nun geleneksel çalgılarıMorinKhuur ile değişik bir hava içerisinde bitiyor. Benim için güzel deneyimdi. Oblivion’nu tadını çıkara çıkara dinledim. Oblivion sözcüğünün unutulma, unutma, farkında olmama, kayıtsızlık, af gibi anlamları var. Ben bu besteyi hepsini kapsayan duygularla dinledim. Sizce hangisi ağırlıkta?..Bu konseri izlemenizi hararetle salık veriyorum…

AntonPavloviç Çehov 1860-1904 yılları arasında yaşamış, 19. yüzyıl Rus eleştirel gerçekçi tiyatrosunun öncüsü. Moskova’da tıp öğrenimi görmüş. Süreç içerisinde öykü ve tiyatro oyunu yazma konusunda gelgitleri olmuş. Çarlık Rusyasının devrim öncesi yaşamını, şiirsel ve psikolojik gerçekçilik akımıyoluyla sergiliyor. “Üç kız Kardeş” de bunlardan biri. Duyarlı insanların istek ve düşleriyle çağdaş yaşamın bayağılığı arasındaki çelişkiyi oyunlaştırmış. Aziz çalışlar tarafından derlenen “Tiyatro Ansiklopedisi’nde,  1943 yılında İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda Behzat Butakyönetiminde, zamanın oyuncuları tarafından sergilenen oyundan bir fotoğraf bile bulabilirsiniz. Zorlu Performans Sanatları Merkezi Mart 2021’de dijital sahnede sergilemiş. Yaklaşık 19 dakikalık fragmanınıyoutube’dan izledim: Doğum günü olan İrina dans ederek eğlenmeye çalışmaktadır. Ancak hiç gelen olmadığı için mutsuzdur. Maşa ise doğum günü olmadığı halde mumları üfleme cesaretini gösterir. Kendisi evlidir. En büyük  abla Olga ise hâlâ bekar olup koca takıntılıdır. İrina mutluluğun formülünün çalışmak olduğuna kendine inandırmaya çalışmaktadır. Evli olan Maşa ise başkasını sevdiğini itiraf eder. Üçü de bir gün kasabadan ayrılıp  Moskova’ya yeniden gideceği hayaliyle oyalanmaktadır. Sonunda net gerçeği açıklarlar: YALNIZIZ!

Son diyaloglar:

  • Üç kız kardeşiz.  /    Üç kız kardeşiz.      /     Üç kız kardeş yan yana durduğumuzda, her şeyin üstesinden geliriz.    /Klasik de olur muyuz? - Keşke! - Keşke! -Keşke!

Modernize edilmiş, güncellenmiş bir oyun. Bana zaman zaman absürd tiyatroya yaklaşmış gibi geldi. Uyarlayan ve yöneten İbrahim Çiçek.Oyuncular: Başak Daşman, Nur Fettahoğlu, Şükran Ovalı. Giysi tasarımın da çok yakıştığını düşünüyorum. Görmeye, izlemeye değer…

Pop müzisyeni Mustafa Sandal “Beni Ağlatma” kitabıyla düşüncelerini ve yüreğini hayranlarına açmış. Ortaokulu yatılı olarak İsviçre’de okumanın yarattığı travmadan ötürü annesinden nefret eder. Ancak süreç içinde aynı zamanda dünya yurttaşı olmasını da sağladığı için ona hayranlık duyar. Amatör müzisyenlikten profesyonelliğe geçiş evrelerini de ayrıntılı olarak öğreniyoruz. Yelkencilik, futbol, kayak gibi bir çok spora ilgisi de yaşamında önemli yer tutuyor. Bu aynı zamanda çok dinamik, enerjik olmasını sağlıyor. Ekibine olan sorumluluklarını da o kocaman yüreğiyle taşımayı da başarıyor. Bunun için Avrupa’da yaşayıp üreterek daha çok ünlü olma fırsatını da geri çevirmekten çekinmiyor. Müzik dünyasında ise şarkı sözü yazarlığı, bestecilik, prodüktörlük, reklam sektörü şarkısı, klip çekimi gibi çeşitli yönleriyle yer alıyor. Yaşadığı aşkları da içtenlikle paylaşıyor. Daha olgun yaşa geldiğinde ise Emina ile evlilik,Yaman ve Yavuz adlı iki oğlanın babası olmaşansını ve güzelliğini yakalıyor. Üretim sürecinde hayal etme, merak ve heyecan üçlüsüne dikkat çekiyor. Yeni yöntemlerden Start-up çerçevesinde ise acelen olabilir ama telaşın olmayacak, ilkesine dayanıyor. Teknolojiyi kullanmada da kendini geliştiriyor. Ancak sonunda hikayelerin bilgisayarda değil kalpte yaratıldığını vurguluyor. Kitap geleceğin müzisyenlerine kaynak olacak şekilde yazılmış. İyi okumalar…

              (Nüket Hürmeriç / İzmir)


Bu yazı 220 defa okunmuştur.



Nüket Hürmeriç Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Namaz Vakitleri