26-10-2020 Nüket Hürmeriç

  TRT2’dedünya sinemalarından yeni kuşak örnekler gösterildiğini bilenler bilir. Zaman zaman izlediğim filmlerde bir ortak nokta dikkatimi çekti. Anlatayım. İlki bir Ukranya filmi olup yönetmen Kırım Tatar kökenlidir. İki kardeş  büyük kentte yaşamaktadır.Biri ölünce baba,cenazeyi köyüne götürüp geleneklerine uygun bir şekilde gömülmesini ister. Öteki oğlu üniversitede okumaktadır. Oğlunun okulu bırakıp köye dönmesini ister. O sırada oğluna uyguladığı psikolojik şiddet dayanılır gibi değildir. O  ne şiddet, o ne katılık, o ne sevgisizlik, o ne aşağılama!..Hoş yolculuk sırasında da baba ölür. Bir diğer film ise “dönüş” adlı bir Rus filmi. İki kardeşin on iki yıl sonra çıkıp gelen baba ile yakınlaşamamanın öyküsü. Yine o ne şiddet, o ne katılık, o ne sevgisizlik, o  ne aşağılama!Sonunda şiddete dayanamayan küçük kardeş babasına bıçak çekiyor. Sinir krizi geçirip kaçıyor. Baba peşindengidip merdivene çıkarken düşüp ölüyor. En sonunda da ceset   kayıktan denize düşüyor. Son söz edeceğim film ise bir İran filmi. “Şirin’nin Kalesi.” Babanın otoriter olması ama şiddet uygulamaması dikkat çekiciydi. Yine iki kardeş var. Anneleri kanserden ölünce babanın sahiplenmemekte direnmesi.  Ana okuluna giden şirin kız çocuğu,  çok ve sürekli konuşmasıyla baş roldeydi sanki. Sevimli yavrucaklarababalık yapmaya karar verilmesi ile mutlu son. Çocuklara sevgi göstermeme, aksine şiddet, baskı uygulamaktan kaçınmama babalığın gereği midir? Bunu psikiyatristlere, psikologlara soruyorum!..Beni ikna edin!..

Modern Klasikler türünden bir kitap da “Bir Kadının Yüreği” adını taşıyor. Yazar Maya Angelou. Amerikalı zenci aktivist. Aynı zamanda bir kadın, bir anne, yazar, besteci, şarkıcı, gazeteci. 17 yaşındayken anne oluyor, ama kadınlığını yaşamaktan da hiç geri kalmıyor. Mücadele içinde geçen bir yaşam. Oğluyla birlikte zencilerin mahallesine taşınınca daha rahat ediyor. Caz şarkıcısıBilly Holiday ile karşılaşıyor. Oğluyla da güzel iletişim kuran bu kadının  çılgınlıklarına kucak açan biri. Onu daha mücadeleci olmaya motive ediyor. Maya’nın annesi de mücadeleci bir kadın. Martin Luther King ile dava arkadaşı oluyor. Özgürlük için bir kabarede rol alıyor. Aynı zamanda oyun için şarkılar besteleme fırsatı da bularak kendini geliştiriyor. Amerika’ya gelen Afrikalı bir devrimciyle evleniyor. Önce Mısır’da bir yıl yaşamaları gerekiyor. Öncü bir gazetede çalışmak istiyor. Ancak feodal kalıntılar içinde olan kocası buna karşı çıkıyor. Dava arkadaşlarının desteğiyle direnip çalışmaya başlıyor. Ancak eşinin başka kadınlarla birlikte olmasını kabul edemeyerek boşanıyor. Ondan sonra üniversiteye başlayacak oğluyla birlikte yaşamayı sürdürür. Sonunda “atalarının kıtası Afrika” ülkesi Gana’ya taşınırlar…

Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!:

 

CUMHURİYETÇE

Kahramanlık tarihe not düşürtür

Bugün 29 Ekim bayramıdır

Kuruluşumuzun 97. yıldönümüdür

 

Hedefimiz değil miydi uygarlık?

Savaşırken kurmadık mı Meclisimizi?

Atamız ufkumuzu genişletmedi mi?

Var mıydı dünyada bir örneği?

 

Karakterimizin yüksekliği, çalışkanlığı,

Zekâmıza güvenmişti Atamız.

Onun yalnız bize, bizim yalnız ona, tamdı güvenimiz

Işıl ışıl yürümektir, gururumuz Cumhuriyet!

 

Düşüncede devrim ön ilke,

Ekonomik bağımsızlık temel ilke

Hukukun üstünlüğü kucaklamıştı bizi

Sonra gelsin hemen 6 ana ilke

Gözde laiklik ilkemizi atlamayalım

Halk sever Atamızı şükranla analım

 

Hepimiz eğitim emekçisi, öğrencisiydik

Milletvekili aylığı fazla olmasın

Öğretmeninkinden, diyen Atamız var

Eski püskü hayallere ne gerek var

Yaşasın hepyeni cumhuriyetimiz!

(   Nüket Hürmeriç / İzmir)


Bu yazı 109 defa okunmuştur.



Nüket Hürmeriç Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Namaz Vakitleri