27-09-2021 Nüket Hürmeriç

            

Geceler…geceler…Bir başka büyüsü olan.  Bazen güzel bir sanat etkinliğiyle varsıllaşmış bazen yalnız ve hüzünlü…Müzikte gece deyince önce Beethoven’in “Ay Işığı Sonatı” aklıma geliyor. Bir çok piyanist tarafından yorumu var: ClaudeAriau, Vladimir Horowitz, ValentinaLisitsa, Arthur Rubinstein, Wilhelm Kempff,… Rusya doğumlu Avusturyalı AnastasiaHuppmann’ın yorumuna, 20 piyano yarışmasında ödüller kazanmış bir genç piyanist olarak ayrıca dikkatinizi çekerim. Vurmalı parmak stili ile tanınan Polonyalı MarcinPatrzalek’ten gençlik dinamizmiyle bir gitar yorumunu da youtubedan dinleyebilirsiniz.Finlandiyalı JoukoHarjanne’in trompet solosunu dinlemektense ayrı bir keyif  alacaksınız. Hoşgörünüze bağlı olarak Heavy metal yorumu dinlemeyi de deneyebilirsiniz…Rus Halk şarkılarından “Moskova geceleri” ise en ünlü  ve sevilen Rus halk şarkılarından biridir.Rus Kızıl Ordusu’nun yorumu da ayrı bir özelliğe sahip. Türk müzik severler de canlı olarak dinleme olanağı buldular: İlk dizeler: Bahçeden hışırtı bile gelmiyor / Sabaha kadar her şey dondu / Ah keşke benim için ne kadar değerli olduğunu bilsen / Sihirli Moskova geceleri…Hafif Batı Müziğinin klasiklerinden “Strangers in theNight”den( Geceleyin Yabancılar’dan  ) söz etmeden olmaz. Kendi adına yarattığı tarz ile Frank Sinatra tanıştırmıştı. (…gözlerinde bir şeyler öyle davet ediciydi ki /gülümsemesinde bir şeyler öylesine heyecan vericiydi ki…) Ayrıca temiz, duru kadın sesiyle Connie Francis, 1960, 1970’lerin altın sesi MattMonro romantik sesiyle, Andy Williams gönüllerde taht kuran kendine özgü sesiyle, yunanlı tenor MarioFrangoulis arya tadıyla listede önemli yer aldılar.  Öte yandan  AndreRieu’nun Johann Strauss Orkestrası enstrümental olarak, VesislavaTodorava rahatlatıcı tarzda çellosuyla, SantyMasciaro da klasik gitarıyla yaptığı yorumlarını müzik dünyasına armağan ettiler.( sürecek )

İzmir Narlıdere Atatürk Kültür Merkezi’nde Temmuz boyunca Atatürk Sergisi izleyicilerin beğenisine sunuldu. Daha çok Tevhid-i Efkar, Vakit, Yeni Gün gazetelerinde çıkan çeşitli önemli haberler sergi içerisinde yer alıyor. Ulusal Kurtuluş savaşı öncesi 1910 yıllarında gittiği Makedonya, Paris fotoğrafları sergide yer alan belgelerdendi. Milli Mücadele Haritası, Sivas Kongresi Beyannamesi, Erzurum Kongresi Beyannamesi çok özel ve değerli belgelerden bazılarıydı. Atamız için üretilmiş bir tabaka sigara, kalpak da çok özel eşyalardandı. 24 Mart 1923 tarihli TIME adlı haftalık Haber Dergisi, kapağında Atatürk resmiyle heyecan uyandırıyordu. Resmin altındaki bir cümle ise çok anlamlıydı: “Where is a Turk his ownmaster?” Çevirisini ve yorumunu siz okurlara bırakıyorum. O güzel gurur verici yakın tarihimize bir yolculuk yapıyoruz. Sergiden etkilenmemek olanaksız…

90. İzmir Enternasyonel  Fuarı 9-12 Eylül günleri arasında düzenlendi. Fuar son yıllarda daha çok kültür ağırlıklı.10 Eylül’deki etkinliklerden bir demet: Lozan kapısından girildiğinde 90. İzmir Enternasyonel Fuarı Tarihi Sergisi zamanın fotoğraflarıyla bizi karşılıyor. İlk yıllarda adının “Arsıulusal İzmir Fuarı” olduğunu biliyor muydunuz?..İzmir Sanat Galerisinde iseEftal Sevinçli kolleksiyonu İzmir ilk Gülmece ve Karikatür Dergisi “Mızraklı Afro-Türk Kara Sinan” adıyla basılmış dergiye ev sahipliği yapıyor. “-Bereket versin hoca efendinin işi var erkence azadetdi” diyerek medreseden çıkan öğrencilerin sevincine diyecek yok. Başka bir karikatürde fareler basmış bir okul var. Alt yazı olarak da “-Daha açılamadı da!” denmiş. Tarih: 10.6.1875…“Büyük Zafer’in 100. Yılına Doğru” sergisi ise İzmir Büyük Şehir Belediyesi ve İş Bankası işbirliğiyle düzenlenmiş. Sergi profesyonelce, büyük bir titizlikle hazırlanmış. Açıklamalar, belgeler, fotoğraflar ile dolu dolu bir sergi. Hayran olmamak ve heyecanlanmamak olanaksız. Mutlaka gezilmeli…Son sergi ise “Belenco ile Refik AnadolBosphorus Sergisi” olup artık gelecekte sık sık karşılaşacağımız, bir çeşit kinetik dijital heykel sergisi. Minik mavi-beyaz iki renkte dikdörtgen birimler, dijital olarak sürekli hareket halinde çeşitlemeler oluşturuyor. Perdeye yansıtılarak izleyicilere sunuluyor…Eshot atölyelerinde dizayn edilmiş Şoför Kafede ise ücretsiz çay içip dinlenme olanağı buluyorsunuz. Yüzyüze Sohbetler programındakonuklar; Barış İnce, Mine Söğüt ve Ayşen Şahin, “Edebiyatta Zamanın Ruhu” nu konu başlığı olarak seçmişler. Ayşe Şahin; önce kitap okumayı sayısal olarak değerlendirdi. Son yıllarda anlık  tepkilerle internet ortamında ortaklaşa kitap yazmayı gündeme getirdi. Herşeye üzülen, hiç bir şey yapmayan doğu toplumu olarak neşemizi çaldırdığımızı belirtti. Oysa kitap en önce eğlencedir.Başkalarının yaşamlarını eskiden kitaptan şimdi ise instagramdan öğreniyoruz. Mine Söğüt ise; okumayan ve okuduğuna odaklanamayan  toplum olduğumuzu, klasikleri okuduğumuzu ama ülkeyi koruyamadığımızı, bizim ruhumuzun  bu zamanın ruhunda olmadığını vurguladı. Yeni kuşak ise; bizim hatalarımızı sürdürmüyor. Hızlı kurguyu profesyonelce,  görsel hızlı düşünüp hızlı okuma yazmayı gerçekleştiriyor. Yine de umutlu olduğunu vurguluyor. Her kuşakta bir avuç insan derinlemesine okur.  Facebook’taki yazılar bir antreman olabiliyor. Barış İnce; gençlerde yaratıcılık ve özgünlüğün yaygın oluğunu vurguluyor. 10-15 yıl öncesinin çoksatarlarının ilgi çekmediğini, zamanın ruhuna yenik düştüğümüzü, zamanın insanla birlikte değiştiğini ama hikaye anlatmanın kadim bir gelenek olduğunu da belirtiyor. Basmane  tarafından İzmir Sanata dek olan yol ise “Kitapçı Sokağı” olarak düzenlenmişti. Şair, yazar dostlarla buluşup yeni kitaplarını takas etme ve yeni kitaplar almak için bir fırsat olmasının mutluluğunu yaşamadan olmazdı. Lozan Kapısı’ndan çıkmak üzere dönerken küçük bir platformda bir oda orkestrası küçük bir çocuk şef yönetiminde bir parça çalıyordu. Sunucu başka yönetmek isteyen olup olmadığını sorduğundabu yazının sahibi hemen el kaldırdı. “Papatya gibisin beyaz ve ince” diye başlayan tangoyu hem söyleyip hem bagetle yönetmek çok hoş bir duyguydu. Nietzche’nin “müziksiz hayat bir hatadır” sloganı ise alkışlarla karşılandı. Ara verildiğinde yeni çıkan “Ezgiler Düşünler” adlı ikinci kitabını da orkestra elemanlarına armağan etmeyi de ihmal etmedi. Etkinlik sırasında rastladığıarkadaşı Sevinç ile 100. yılını yaşama umuduyla Fuar’a veda ettiler.

         Nüket Hürmeriç / İzmir


Bu yazı 126 defa okunmuştur.



Nüket Hürmeriç Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Namaz Vakitleri