26-07-2021 Nüket Hürmeriç

                                                 

TheKing’sSingers İngiliz kökenli bir erkek vokal grubu. 1980’lerde kurulmuş. Özellikle 1970 ve erken 1980’lerde popüler olmuş. 2 kontrtenor ( kadın sesine ulaşan erkek sesi ), bir tenor ( ince erkek sesi ), bir bas ( kalın erkek sesi )  ve iki bariton sesten ( iki orta kalınlıkta erkek sesinden ) oluşuyor. Youtube’den seçtiğim parçalarından bir demet şöyle: InThe Real EarlyMorning (Gerçek Bir Erken Sabah Vakti ) ile güzel bir sabahı karşılıyoruz. Çok güzel tınlıyor. Bir Beatles albümü de çıkarmışlar. Pop müziğinin yaratıcısı The Beatles başka müzisyenlere esin kaynağı olmayı sürdürüyor. ShirleyBassey, Frank Sinatra, Andy Williams gibi şarkıcılardan romantik yorumları var. “The Beatles Seasons” gibi barok yorumdan başka vokal gruplarının da kaynağı. Çok özel olan bu şarkılardan Türkçe çevirilerimle bir demet: EleanorRigby: Ah, look at allthelonelypeople (Ah, tüm yalnız insanlara bak ) / EleanorRigby / Picksuptherice in thechurchwhere a wedding has been ( Bir düğünün olduğu kilisede pirinç toplar ) / Lives in a dream ( Bir rüyada yaşar ) / Waits at thewindow ( Pencerede bekler ) / Wearingthefacethatshekeepsin  ajarbythedoor ( Kapı yanındaki bir kavanozda koruduğu yüzünü takınarak )…Ob-La-Di, Ob-La-Da: Desmondtakes a trolleytothejeweler’sstore( Desmond bir arabayla  kuyumcuya gider ) / Buys a twentycarat golden  ring ( Yirmi karatlık bir altın yüzük satın alır ) / Takes it backtoMollywaiting at thedoor ( Onu alıp kapıda bekleyen Molly’egötürür ) / And as he gives it to her shebeginstosing ( Ve ona verirken o da şarkı söylemeye başlar )…And I Love Her ( Ve Onu Seviyorum ): I give her  allmylove ( Ona tüm aşkımı verdim ) / That’sall I do ( Tüm yaptığım bu ) / Andifyousawmylove ( Eğer aşkımı görseydin ) / You’dlove her too ( Onu sen de severdin ) / I love her ( Onu seviyorum )…

Zülfü Livaneli’nin kaleme aldığı “Serenad” adlı romanı ile başbaşa olmak bir ayrıcalık. Bir yandan üniversite çevresi, bir yandan oğlu ile tek başına yaşam mücadelesi veren boşanmış kadın ana konular. Hepsi de daha çok macera dozuyla birlikte ele alınmış. En ağırlıklı bölüm ise Almanya’da Nazi zulmü ve sonrası özellikle ülkemizde yaşananlar. Araya da yazarlık, sanatçı dünyasından bölümler. Örneğin; Ernest Hemingway’in en hızlı yazacağı zaman yazmaya ara vermesi…Her iktidar öldürür sloganıyla Nazi zulmünü olağan mı karşılamamız isteniyor bilmem. Alman olmaktan çok hukukçu olduğunu savunan, Musevi öğrencisine âşık olmaktan kaçmayan ve sonuna kadar ona bağlı olan bir profesör, zamanla romanın baş kahramanına dönüşüyor. Profesör  Schubert’inSerenad’ından ve sevdiği kadından esinleniyor. Böylece bir serenad besteleyecek kadar bir usta kemancı olup bir quartet( dörtlü oda müziği ) grubunda müzik icra ediyor. İstanbul’daki bir üniversiteye gelen profesör ile bir kadın memurun yaşamları keşişir. Yaşadıkları serüven skandala dönüşür ve memuru daha anlamlı bir yaşam kurmaya yöneltir. Sonuç; memurun  “Mimesis: Batı Edebiyatında Gerçekliğin Temsili” adlı bir kitap çevirmesi ve oğlunun da profesörün armağan ettiği keman ile buluşup konservatuvara girmeye karar vermesi. Filmi çevrilip ya da TV dizisi yapılıp paylaşmaya değer kitap…

Herkese Bilim,Teknoloji, Kültür ve Eleştirel Düşünce Dergisi 272. sayısında yine ilginç bilgilerle dolu. Neler yok ki?!Her kentin farklı mikropları olabileceği, sevgili ve saygıdeğer Doğan Kuban’ın Ortaçağ damgası yiyebileceğimize ilişkin haklı kaygısı, yapay zekânın tıp doktorunun gözüyle değerlendirilmesi, “150 yıl yaşamak ister misiniz?” gibi çekici bir soru ile uzun ömür üzerine bir inceleme, Freud’un yakın ve aynı zamanda anlaşmazlıklar yaşadığı arkadaşı ve meslektaşı Carl GustavJung ile ilgili bir yazılar ve daha neler neler!..Her sayıda olduğu gibi korona virüs ile ilgili en son araştırma ve bilgiler. En son pandemi dolayısıyla iyice asıldığımız dijital okuryazarlık…Bilimsiz hayat anlamlı yaşamaya hayır demektir. Saygılarımla…

Son şiirlerimden biriyle veda ediyorum:

AŞK ARASI

Aşk arası verdim

Simit ve sardunya beklesin

 

Coşku ve hüzün bir  arada

Depresyona girer miyim acaba

 

Görüyorum o da kendi

anormalliğinde

Ben ise baştan beri öyle

Kitap, müzik, kahve

İlaçlar bana sahip derince.

 (Nüket Hürmeriç / İzmir)


Bu yazı 212 defa okunmuştur.



Nüket Hürmeriç Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Namaz Vakitleri