10-05-2021 Nüket Hürmeriç

                                                                  

TheSwingleSingers” önce Paris’te kurulup İngiltere’de yenilenen bir vokal grup. Dünya Oda Korosunda rakipsiz olduğunu söyleyebilirim. Onların yolundan giden KingSingers, Manhatten Transfer gibi gruplar var, ama SwingleSingers” kadar üretken ve popüler değiller. Grup aynı zamanda London A Capella Festival’in küratörlerinden. Sevilen Grup  ülkemizdede oldukça sık konser verdi. Geçmişte İzmir Müzik Festivali kapsamında Atatürk Açık Hava Tiyatrosu’nda dinlemiş ve hayran kalmıştım. Hatta öylesine mest olmuştum ki, “artık ölsem de aklım arkamda kalmayacak” diyerek coşmuştum. Kendim de önce Ankara’da Polifonik Korolar Derneği-Büyükler Korosu’nda, sonra İzmir’de Türk-Fransız Derneği Oda Korosu ve devamla Konak Belediyesi Ege Çağdaş Oda Korosu elemanı olarak 20 yıl bu tür müziğe gönül ve emek vermiştim. Halkın çoğunun farkına varmadığı bu tür müzikte korist soprano ve mezzo soprano olarak yer almıştım.  Çalışmalarımı bireysel ve akapella olarak sürdürmeye çabalıyorum. Özellikle şiirlerden bestelenmiş şarkıları söylemeyi yeğliyorum. Son zamanlarda piyano eşlikli olarak şarkı çalışıyorum. Elbette yine amatör olarak ve hep amatör kalarak…Barok Müzikle başlayan grup;  üvertürler, pop klasikleri, film müzikleri, halk şarkılarını da katarak repertuvarlarını genişlettiler. Her ses grubundan ikişer elemandan 8  kişilik bir grup olup 4 Grammy Ödülü de kazandılar. Topluluğun seslendirdiği parçalardan bir demet: Öncelikle ülkemizde de “Gemiler Giresun’e” ile gönülleri kazandıklarını belirteyim.AstorPiazzola’dan “Libertango”, Bach’dan toplam 31 partita, füg, prelüdden oluşan caz türünde yorumları kapsayan bir albüm, Brahms’dan “5. Macar Dansı”, Mozart’tan 40. Senfoninin popüler olan başlangıç bölümü, Pachelbel’den “Canon”, Beethoven’den “Ayışığı Sonatı”, Ciaobella, ciao…Bu eşsiz grubu tanıyıp tadını çıkarmada Youtube yine yanınızda olacak. İyi dinlemeler…

Fransız karikatürist, senarist ve yazar Jean Teule’nin “Dansa Davet” adlı masal gibi romanını bir çırpıda okudum. 1500’lerde Strasburg’da görülen toplumsal bir histeriyi kaleme almış. Açlık, sefalet ve cinayet olağan hale gelince insanlar çılgınca dans etmeye başlar. Bu dans krizi katedrale kadar ulaşır. Bu sırada Türklerin istilacı hareketleri, Luther davası, ibadetin Latince yerine Almanca ile yapılması tartışmaları gündemdeki olaylardır. Mantığın buhar olduğu zamanlar. Kent yönetimin dans etmeyi yasaklama kararı işlerlik kazanamaz. Dans eden halkı arabalar dolusu uçuruma atma bile denenir. Sağanak bir şekilde yağmur yağdıktan sonra her şey yoluna girer. Türkler, iyileşerek geri dönen dansçı halkı kaçırıp çekilirler. Bu kitap bana Portekizli Nobel Ödüllü yazar JoseSaramago’nun “körlük” adlı kitabını çağrıştırdı. Ama “körlük” te halkta körleşme salgını, “dansa davet” te dans salgını oluyor. Bunun dışında paralellik yok. Kapak görseli ise, Camile Saint-Saens’ın “Hayvanlar Karnavalı” adlı bestesinin “İskeletlerin Dansı”  bölümünü yeniden anımsama olanağı sağladı. 104 sayfalık kitabın Elif Göktepe tarafından yapılan çevirisi de güzel.

Herkese Bilim Teknoloji Dergisi 254. sayısında, orta sayfada çok önemli iki kitaptan söz ediliyor. Kitapların yazarı Dünya Akıl Sağlığı Federasyonu Başkanı, adli psikiyatrist Bandy X. Lee. Kitapların adı: “Tehlikeli Vaka Donald Trump: 27 Psikiyatrist ve Akıl Sağlığı Uzmanı Bir Başkanı Değerlendiriyor” – “Bir Ulusun Profili: Trump’ın Aklı, Amerika’nın Ruhu”Kitapta; Bandy ve meslektaşları, son seçimlerde yenilgiye uğrayan eski ABD Başkanının akıl ve ruh sağlığıyla ilgili derinlemesine bilgiler veriyor. Beraberinde büyük tartışmalara yol açıyor. Çünkü bu durum GoldwaterKuralı’na aykırı. Kural; Amerikan Psikiyatri Birliği’nin aldığı karar olup; Psikiyatristlerin bir halk figürü hakkında fikir beyan etmesi etik değildir, biçimindedir. Kurala adını veren BarryGoldwater ise 1960’larda Vietnam’a nükleer silah kullanma önerisinde bulunmasıyla iz bırakan bir başkan adayı. Tartışmalar çok uzun süreceğe benziyor. Çünkü Trump hayranlarının da akıl ve ruh sağlığının iyi olmadığı düşüncesi var. Mutlaka okunması gereken bir yazı diye düşünüyorum.

Latin Amerikalı yazar “GabrielGarciaMarquez’le Konuşmalar” adlı kitap, Osman Akınhay çevirisiyle keyifle okunuyor. Gene H. Bell-Villa derlemiş.Kitap, çeşitli gazetecilerin kendi de gazetecilik yapmış olan Marquez ileyaptığı röportajlardan oluşuyor. Yazarlık sırları, belli başlı romanlarıyla ilgili ayrıntılı bilgiler, romanda takılı kalmayıp bol miktarda öykü birikimi de olması, kendi özel yaşamınınyapıtlarına yansımaları, politika ve politikacılarla ilişkileri, evliliği ve sevgili eşi Mercedes ağırlıklı bilgilerden oluşuyor. Geçimini uzun yıllar gazetecilikten kazandığını açıklıyor. Bütün yayıncıların zengin, yazarların yoksul olduğunu belirtiyor.Müzik de yaşamında önemli bir yer alıyor. Kitaplarında kadınların çok güçlü olduğu vurgulanıyor. Baş yapıtı Yüzyıllık Yalnızlık’ın 37 den fazla dile çevrildiğini, Kolera Günlerinde Aşk’ın töre üzerine bir roman olarak değerlendirdiğini, Roma’da Cinecitta’da öğrenim gördüğünü, senaristlik yaptığını, Küba’da Yeni Latin Amerika Sineması Vakfı başkanı olduğunu ve kendi hayatlarından bölümler gördükleri için okurlarından çok sayıda mektup aldığını biliyor muydunuz? Hayranlarına duyurulur…

Çağdaş Yaşam TV’de 28.2.2021 günü “Türkiye’de sanatçı olmak. Konuk: Müjdat Gezen” başlıklı sunum yayınlandı. Youtube’den de ulaşılabilecek sunumu “Türkan” Dergisi’ni çıkarmaya başlayan Çağdaş Yaşamlı gençler gerçekleştirdi. Sunumda önce editör gençler dergi ile ilgili bilgiler verdi. Sanatçı Müjdat Gezen’ne sorulan sorulardan, bir etkinlikte heyecan içinde olduğunu gören Türkan Saylan’ın; “Heyecan duymak o konuya önem vermektir” sözünü hiç unutmadığını öğrendik. Yine ÇYDD’ye büyük emek verip erken yaşta aramızdan ayrılan Türkel Minibaş’ın çocukken öğrencisi olduğunu, hemen adapte olan, sıcakkanlı, insan ilişkileri kuvvetli bir kişi olduğunu ve sonra da Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde eğitmenlik yaptığını öğrendik. Bu arada; sanatçı “sanatın doğumu gereği muhalif” olup sevmediği şeyin ise umut olduğunu açıkladı…İyi izlemeler…

            ( Nüket Hürmeriç / İzmir)

 


Bu yazı 378 defa okunmuştur.



Nüket Hürmeriç Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Namaz Vakitleri