10-07-2021 Nüket Hürmeriç

                                                                 

Bazı şarkılar vardır ki hiç unutulmaz. Gençliğimize birer armağandır. Örneğin ne zaman yağmur yağsa JoseFeliciano’nunRain ( Yağmur ) adlı şarkısı otomatikman içimden ya da dudaklarımdan dökülüverir. Sanki ruhum da yıkanmaktadır. Porto Rikolu besteci, söz yazarı, şarkıcı, gitarist sanatçı, doğuştan da görme engellidir. Akustik müzik ve Latin Pop türü üzerine çalışmıştır.İşte şarkının sözlerinden seçtiğim dizeler: Listen tothepouringrain ( Yağan yağmuru dinle ) / Listen to it pour ( Yağışını dinle ) / Andwitheverydrop of rain ( Ve her yağmur damlası ile ) / Youknow I loveyoumore( Seni daha çok sevdiğimi biliyorsun )…Let it rainallnightlong ( Bırak bütün gece yağmur yağsın ) / Letmyloveforyougostrong (  Bırak sana olan aşkım güçlensin ) /Whocaresabouttheweather?  ( Havayı kim umursar ki? )…Bir diğer yağmur konulu şarkının sahibi ise  Aphrodite’s Child ( Afrodit’in Çocuğu ) adlı 1967-1971 yılları arasında aktif olanYunanRock topluluğu. Grup dağılınca üyelerden Vangelisnewage ve elektronik müziğin önde gelen müzisyenlerinden biri oldu. DemisRoussos da pop müziğine bireysel olarak katkıda bulunmayı sürdürdü. RainandTears (Yağmur ve Gözyaşları ) adlı parçası ile öne çıkmışlardı. İşte sözlerinden bir demet: Rainandtearsarethesame ( Yağmur ve gözyaşları aynı şeydir ) /  But in the sun you’vegottoplaythegame ( Ama güneşte oyun oynamalısın ) / Whenyoucry in thewinter time ( Kışın ağladığında ) / You can pretendit’snothing but therain ( Yağmur dışında hiçbir şeyi görmezsin ) / How manytimesI’veseen ( Kaç kez gördüm ) / Tearscomingfromyourblueeyes (  Mavi gözlerinden akan gözyaşlarını ) / Rainandtearsarethesame ( Yağmur ve gözyaşları aynı şeydir )…Üçüncü konulu şarkımız Gene Kelly tarafından seslendirilen “Singing in theRain.” ( Yağmurda Şarkı Söylüyorum ) Aynı adda film için bestelenmiş olup Gene Kelly  aynı zamanda dans etmektedir. Kendisi oyuncu olup enerjik ve atletik danslarıyla biliniyor. Şarkının ilk  bölümleri şöyle: I’m singin’ in therain ( Yağmurda şarkı söylüyorum ) / Just singin’ in therain ( Yağmurda sadece şarkı söylüyorum ) / What a gloriousfeelin’ ( Ne muhteşem duygu ) / I’m happyagain ( Ben yeniden mutluyum ) / I’m laughing at clouds ( Bulutlara gülüyorum ) / Sodarkupabove ( Yukarısı öyle karanlık ki ) / Thesun’s in myhearth ( Güneş yüreğimde ) / And I’m readyforlove (Ve aşka hazırım )…

Haziran ayında youtubedan ulaşılan Çağdaş Yaşam TV’de “Sanata Dair” adlı sunumu izledik.

Tilki Sanat Atelyesi’ninöğretmenleri sundu. Sözü önce İngilizce öğretmeni Yonca Selanik aldı. Öncelikle en basitinden sanatın güzeli arama anlamına geldiği vurgulandı. Robotlar sayesinde yaratıcılığın ortaya konacağı, sanatın giderek daha önemli olacağı belirtildi. Tilki Sanat Atelyesi kurucusu Çağatay Olgun sözüne sanatın bir problem olduğunu belirterek başladı. Ona göre bilim ve teknoloji geliştikçe  estetik yön zayıflıyor.Sanat sonsuzluğu, özgürlüğü çağrıştırır.  Galerideyken  dışarda şehir akar, sen sanat evreninin içindesin. Adorno’yagöre  toplum yanlış bilinçtir ve sanat  o yanlış bilinçten çıkar. Sanat mutluluk vaadi, sığınacağın en temel vaaddir. Sanat bize doğrultulmuş bir aynadır. Sanatçı doğulmaz, çabayla, emekle, zamanla olunur. Dijital sanatçı Refik Anadol’a göre sanat eleştirmeli, muhalif olmalı, politik olmalıdır. Erhan Ayhan ise feminist tiyatro üzerine konuştu. Müzelerde kadınların % 85’inin çıplak olduğuna dikkat çekiyor. Sanatın kadınları görünmez hale getirdiğini, metalaştırdığını vurguluyor. Evliliğin kökeni ödünç alıp vermedir. Anaerkil sistem antik yunanda kırılmıştır. Fahişeler gündüz pandomim yapıyordu.Yaygın ezberlerimiz bozan yorumlar var. Bekleyen, susan Ferhat’ın Şirin’i yerine; özne, anlatan, konuşan Şirin olmalıdır. Romeo ve Jüliet de erkek zihniyetiyle yazılmıştır. Klasik tiyatro akıl veriyor, feminist tiyatro eleştiriyor…Felsefe öğretmeni Dilara Çamlıbel ise Nietzsche’yi filozof sanatçı olarak tanımlar. O, bol bol metafor kullanıyor, şiirsel yazıyor. Yeni bir dünya hayali kuruyor, baskın ahlak anlayışını eleştiriyor. Sanatın bilgiden daha üstün olduğuna inanıyor. Ancak yaşıyorsam düşünebilirim, diyor. Ufku açan yararlı bir sunum olmuş…

Dijital devrim sanatta da devrime yol açıyor. Önce İstanbul’da sonra haziran boyunca İzmir’de Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde resim sanatına yansımalarına tanıklık ettik. Sergi dijital ile dönüşen resim sanatının ilk örneklerini oluşturuyor. FISPIS tekniği ile renkler aynı zamanda   yazılım aracılığıyla  sese  ve müziğe dönüşüyor. Kanvas üzerine Fıspıs, hareketli grafik, ses tasarımı, projektör, illüstrasyon, cam işleme, led programlama, dijital heykel, işlenmiş cam üzerine ışıklı kutu, ses sistemi, foto manipülasyon, ışık tasarımı, asamblaj enstalasyon, interaktivite programlama, kinetiksensör bu yepyeni sanatın yepyeni kavramları. Sanat merkezinin 4 büyük galerisinde yepyeni, heyecan verici bir sergi izledik. Ortamdan geleceğe dönük iyimser, umutla dolu olarak ayrıldık…

         Nüket Hürmeriç / İzmir

 


Bu yazı 122 defa okunmuştur.



Nüket Hürmeriç Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Namaz Vakitleri