22-01-2021 EĞİTİM

DOÇ. DR. BURHAN KILIÇ’LA PANDEMİ SONRASI TURİZM

İzzet Baysal Abant MTAL de ‘Kariyer Günleri’ kapsamındaki programda Turizmin bugünü ve geleceği, Covid- 19 etkileri, turizmi etkileyecek faktörler, turizm tesisleri ve otellerdeki istihdam, turizmde toparlanma nasıl, nerede ve ne zaman olacak, iç turizm, dünya turizmi, güvenli turizm, turizmde yeni trendler gibi birçok konu ele alındı.

 DOÇ. DR. BURHAN KILIÇ’LA PANDEMİ SONRASI TURİZM

İzzet Baysal Abant MTAL de ‘Kariyer Günleri’ kapsamındaki program; İzzet Baysal Abant MTAL mezunu Muğla Sıtkı Koçman Üniv. Doç. Dr. Burhan Kılıç, Türkiye Otelciler Federasyonu Başkan Yardımcısı Bülent Bülbüloğlu, Gloria Hotels Resort Eğitim ve İşe Alma Esma Güler Arslan, Abant Place ve Köşk Otelleri Satış ve Pazarlama Müdürü Hikmet Yeşilkaya, İzzet Baysal Abant MTAL  Müdürü Ayhan Vural, öğretmenler ve öğrencilerin katılımıyla 21 Ocak Perşembe akşamı saat: 20.30’da zoom üzerinden gerçekleşti.

5 oturum halinde yaklaşık 4 saate yakın süren programda Muğla Sıtkı Koçman Üniv. Doç. Dr. Burhan Kılıç konuşmasına ilk olarak Covid-19 sonrası turizm konusuyla başladı ve  “Covid 19’un gelişi turizmde bir dönüm noktası olarak görülmektedir ve turizm açısından düşünülemez olan gerçekleşmiştir. Akademik, politik ve sektörel çevrelere göre, hastalığın yoğunluğu ve yüksek bulaşıcılığı nedeniyle ortaya çıkan seyahat hareketlerindeki düşüş yoksullukta ve mahrumiyette yükselişe yol açarken, hareketlilikteki olası artışlar da daha fazla bulaşa neden olacaktır. Dolayısıyla, konuk etkileşiminin asgari düzeyde tutulması gerekmektedir.”diye belirtti.

DSÖ: 2021’de NORMALLEŞME

DSÖ: 2021’de ki normalleşme açıklamasına değinen Doç. Dr. Burhan Kılıç; “Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), corona virüsü ile ilgili kapsamlı bir açıklama yaparak 2021 ile ilgili beklentilerin aşağı çekilmesi gerektiğini duyurdu. DSÖ direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, DSÖ'nün Cenevre'deki merkezinde video konferans yöntemiyle yaptığı basın toplantısındaki virüsü aşısının yayılmasına ve kullanımının artmasına rağmen bu yıl sürü bağışıklığı geliştirilme ihtimalinin düşük olduğunu söyledi. Ghebreyesus, ‘Covid-19 ne kadar çok yayılırsa virüste yeni değişiklik (mutasyon) şansı da o kadar yüksek oluyor. En dikkati çekeni, virüsün bazı türlerinin bulaşabilirliğinin artıyor görünmesidir.’ uyarısında bulundu. Angela Merkel Almanya’da Aralık ortasından bu yana yürürlükte olan tam kapanma önlemlerinin Nisan başındaki Paskalya yortusuna kadar devam etmesini istiyor. Habere göre Merkel, ‘İngiltere'de ortaya çıkan virüsü durduramamız halinde Paskalya'ya kadar bugünkünün on katı vaka ile karşı karşıya kalırız. Sekiz-on hafta daha sert önlemleri uygulamamız gerekiyor’ dediğini anlattı.

COVID-19’UN KÜRESEL SEYAHATLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİ DEVAM EDECEK

Doç. Dr. Burhan Kılıç;  “Küresel turizm sektörü 2020’nin büyük bir kısmı boyunca deneyimlediğimiz kısıtlamalardan etkilenmeye devam edecek gibi görünüyor. Ülkelerin covid-19’a maruz kalma riskini azaltma arzusu nedeniyle, turistler seyahatleri öncesi sigorta yaptırma, ön rezervasyon, test yaptırma ve son olarak aşılanma prosedürlerine dair zorunlu belgelendirme yapmak durumunda kalacaklardır. Elbette bu durum turistlerin bütçesine ekstra maliyet getirecektir. Çoğu ülkede turistler sağlık taraması, karantina ve test yaptırma, sosyal mesafeli oturma düzenleri, hava alanlarında temassız check-inler ve işlemler gibi uygulamaların devam etmesini isteyecektir. 2021 yılında da özellikle yüksek riskli bölgelerde karantinalar ve ulaşım kapasitelerinin azaltılması gibi durumlar gündemde olmaya devam edecektir. Turistlerin bunları göz önüne alması gerekecektir.”dedi.

DOĞAL AFETLERİN ARTMA İHTİMALİ VAR

İklim değişiklikleri nedeniyle, tropik ve kış fırtınaları, yangınlar ve muson yağmurları gibi doğal afetlerin etkileri 2021 yılında da hissedilmeye devam edeceğini vurgulayan Doç. Dr. Burhan Kılıç;  “Covid-19 enfeksiyonu nedeniyle birçok ülkede acil durum personeli sayısında yetersizlik olacağı düşünülmektedir. 2021 yılında pandemi sırasında doğal afetler açısından riskli durumda olan ülkeler arasında -dönemler değişse de- ABD, İtalya, Kazakistan, Rusya, Brezilya, Yunanistan, Endonezya, Avustralya, Yeni Zelanda, Hindistan, Bangladeş, Vietnam, Tayland, Filipinler, Çin ve Pakistan yer almaktadır.”ifadelerini kullandı.

SAĞLIK SİSTEMİNİN OMZUNDA ÇOK YÜK VAR

Doç. Dr. Burhan Kılıç;  “Covid-19 pandemisi sağlık sistemlerinin sınırlarını zorlamaya devam etmekte. Birçok ülkede halk sağlığı altyapısında ve sağlık sisteminde boşluklara yol açmış durumda. Bulaşıcı olmayan hastalıklar ve kanser gibi hastalıkların teşhisi ve tedavisi ve bunun yanı sıra aile planlama, doğum kontrolü ve psikolojik rahatsızlıklar gibi konularda pandemi dolayısıyla sıkıntılar yaşanmakta. 2020 yılının ekim ayında IMF küresel ekonominin covid-19 nedeniyle yaklaşık %4.4 oranında küçüleceğini ifade etmişti. Bu resesyonun etkileri aşılama başlamış olsa da 2021 yılında da hissedilecektir. Kısıtlamalar nedeniyle kapatılan iş yerleri, aksayan ekonomik sistem insanların hayatlarını derinden etkilemektedir. Birçok araştırma kuruluşu 2021 yılında Orta Doğu’da ve İran’da siyasi sorunlar yaşanacağını ve bunun uluslararası etkilerinin olabileceğini öngörüyor. Ayrıca Trump sonrası ABD ve ayrılma sonrası İngiltere’de de benzer iç sıkıntılar olabileceği düşünülmekte.”ifadelerini kullandı.

TURİZMDE TOPARLANMA NASIL, NEREDE, NE ZAMAN OLACAK?

Hemen herkesin yanıtını aradığı bu sorulara net tarifler yapmak şu günlerde hiç de kolay diye vurgulayan Doç. Dr. Burhan Kılıç;  “ Mckinsey Global Institute, Oxford Economics ortak raporunda seyahat endüstrisinin pandemi zararının 3-8 trilyon dolar arasında değiştiği tahmin ediliyor. Rapora göre toparlanma 2024’e kadar uzayabilir. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO), turizmde toparlanma sürecinin ne zaman başlayabileceğine ilişkin peş peşe araştırmalar yapıyor. Çalışma seyahat endüstrisinde toparlanmanın dünya geneli ve tek tek ülkelerde farklı olacağı belirtilerek ülkelere göre toparlanma ile ilgili bir tablo çıkarıldı. Toparlanma başlangıcının ülkelerde göre dağılımında İspanya’da sektörün toparlanmasının 2024’e kadar uzayabileceği belirtiliyor. İlişkili sektörler de dikkate alınarak yapılan hesaplamada seyahat endüstrisinin koronavirüs salgınından dolayı uğradığı kaybın 3 ile 8 trilyon dolar arasında değiştiği belirtiliyor. Çalışmada sektörün COVID-19 öncesi duruma hangi ülkede ne zaman dönülebileceği, toparlanmanın ne zaman başlayabileceğine ilişkin öngörülerde bulunuluyor.”dedi.

ASYA, ÇİN, AKDENİZ İÇ TURİZM

Çalışmada toparlanmanın iç turizmden başlayacağı, ülkelerin buna göre program yapmaları önerildiğini anlatan Doç. Dr. Burhan Kılıç;  “Çalışmada iki noktaya dikkat çekiliyor. Birincisi toparlanmanın bundan önce yaşanan krizlerde yeniden yükseliş Avrupa’da başlarken koronavirüs salgını sonrası toparlanmanın bu kez, her alanda olduğu gibi turizmde de başını Çin’in çektiği Asya’da başlayacağı, ikincisi toparlanmanın iç turizmden başlayacağı, ülkelerin buna göre program yapmaları gerektiği belirtiliyor. Öte yandan yapılan bütün analiz ve öngörülerde başta havayolu taşımacılığı olmak üzere seyahat endüstrisinin 2019 yılı düzeyine 2023’ten önce gelemeyeceği belirtiliyor. Bu arada günümüzde dünya turizminin lokomotifi konumunda olan Türkiye’nin de içinde olduğu Akdeniz bölgesinin önümüzdeki dönemde de en büyük pazar olmaya devam edeceğine işaret ediliyor. Akdeniz ülkeleri içinde ise özellikle İspanya’daki toparlanmanın zaman alacağı belirtiliyor.”dedi.

OECD’YE GÖRE ÖNEMLİ NOKTALAR

OECD’ye göre turizmde önemli noktaları anlatan Doç. Dr. Burhan Kılıç;  “Turistin güvenini kazanmak. İç turizme odaklanmak. Turizm işletmelerinin hayatta kalmalarını ve döneme adapte olmalarını sağlamak. Dış turizmi başlatmak için gereken güvenlik önlemlerini almak. Açık bilgi erişimi sağlamak ve soru işaretlerini gidermek. Boşlukları belirlemek ve sorunları çözümlemek. Daha sürdürülebilir bir turizm moduna geçmek. Turizmde istihdamı korumak; kriz yönetimini güçlendirmek, yerel toplulukları desteklemek ve iyi pazarlama stratejileri öncelikli.”dedi.

TURİZMDE YENİ TRENDLER

Turizmde yeni trendlerden bahseden Doç. Dr. Burhan Kılıç şu başlıklara değindi:  Staycation (Ev tatili/ Evde geçirilen tatil): 2020 yılında başlayan seyahat kısıtlamaları evde tatil fikrini ortaya çıkardı. Hatta bazı kısıtlamalar kalktığında bile insanlar genelde evlerine yakın yerleri seyahat etmekle yetindi. İnternet aramalarında en çok aratılan sözcükler arasında ekmek yapımı vb. gibi terimler arasında ‘Balkonda cennet oluşturma’ veya ‘Gurur duyulacak bahçe yapımı” gibi terimler de bulunmakta.

Dijitalleşen misafir deneyimi ve temassız teknoloji: Özellikle mobil uygulamalar otelcilerin müşterilerine sağladıkları hizmetlerin yönetilmesinde giderek daha fazla önem kazanmakta. Şu anda misafir döngüsünün ve deneyiminin birçok unsurunu denetlemekte. Dijital ve temassız hizmetlere yönelik eğilim 2020’de pandemiyle birlikte devinim kazandı. Geleneksel olarak müşteriyle yüz yüze olmayı gerektiren hizmetler, mobil check-inler, temassız ödeme yöntemleri, sesli kontrol ve biometri gibi teknoloji merkezli seçeneklerin yaygın kullanımı ile revize olmaya başladı. Akıllı telefonlarını ve dizüstü bilgisayarlarını yüz tanıma veya parmak izi ile açmaya gittikçe alışan müşteriler elbette otel odalarına erişim için de benzer kolaylıkları bekleyecektir. Ancak bu tür uygulamaları gerçekleştirmek ne yazık ki işletmeler için maliyetli olabilecek.

Kişiselleştirme: Günümüz misafirleri, bireyler olarak tanınmayı ve muamele görmeyi bekliyorlar. Mailchimp ve Zoho gibi araçlar kişiselleştirilmiş e-posta pazarlamasını kitleler için erişilebilir hale getirirken, kurumlar hedef kitleye özel iletişimi sağlamak ve konuklarını kişisel olarak selamlamak için ekstra yol kat ediyor. Veriler, müşterinin adını e-posta karşılamalarına eklemenin çok ötesinde, geçmiş satın alma alışkanlıklarına ilişkin bilgi sağlayarak otellerin tekliflerini ve promosyonlarını uyarlamalarına ve önceki konaklamalara benzer hizmetleri otomatik olarak sunmalarına olanak tanıyacaktır.

Deneyim ekonomisi: Müşteriler, aşırı kişiselleştirme, benzersiz deneyimler vb. talep ediyor. Bu, ‘seyahat acentesinin’ ölümüne ve ‘bağımsız turist’ kavramının yükselmesine yol açabilir. Minimalizm, ‘az daha fazladır’ deyimini yeniden canlandırdı. Yolcular gitgide daha az zenginlik gösterileri arıyor, bunun yerine akıllıca, amaçlı bir şekilde harcamayı ve dünya üzerinde olumlu bir etki yaratmayı tercih ediyor. Özellikle konaklama sektöründe artan karmaşıklığın ardından yeni iş profilleri ortaya çıktı. Buna paralel olarak, nicel yetkinliklere (tahmin, bütçeleme vb.) duyulan ihtiyaç da artmıştır. Farkındalık çağında, birçok insan tek başına zaman geçirmenin meditasyon değerini benimsemiştir. Yalnız seyahat edenlerin kendilerini rahat hissetmelerini sağlamak amacıyla, otel personeli ile konuklar arasındaki engeller azaltılıyor. Bu sayede, topluluk hissi teşvik ediliyor. Eski nesiller oteller ve araç kiralama şirketlerine odaklanmaya devam etse de, yeni nesiller Airbnb ve Uber gibi yeni oluşumları desteklemekte. Covid döneminde evde kalan insanlar doğanın kendini yenilemesine şahit oldu. Bu şahitlik beraberinde çevre konusunda daha duyarlı olmayı getirecektir. Ve bu eğilim turizm tüketimi tercihlerine de yansıyacaktır. Dolayısıyla konaklama ve yiyecek içecek işletmelerinin basit ama etkili çevre dostu uygulamalar benimsemesi gerekmektedir.

Sanal & Artırılmış Gerçeklik: Konaklama sektöründeki işletmeler, tüketicilerin kendilerini resmetmeleri için dijital bir ortam oluşturarak sanal turlar gibi özelliklerden yararlanmaya çalışmalıdır. Örneğin, restoran ortamının 360 derecelik manzarasını sunan videolar, yeşilliklerle çevrili tatlı küçük kafe terasları veya otellerin sahil ve plajları, bu yıl bir işletmeyi öne çıkarmak için önemli unsurlar arasında. Erişim eşiğini düşük tutmak, sanal gerçeklik materyaliyle olabildiğince geniş bir kitleye ulaşmak için anahtardır: İçeriği bir VR başlığına gerek kalmadan çeşitli cihazlarda erişilebilir kılmak gibi. Konuklar, tesise vardıklarında, güvenilir yardımcılarını - akıllı telefonlarını - kullanabilmeli ve ek bilgi toplamak için gerçek dünyadaki eserleri işaretleyebilmelidir. Artırılmış gerçeklik, yerinde ortamları geliştirmek için grafik veya bilgi katmanı kullanır. İlgili uygulamayı indirdikten sonra, konuklar bu aracı kullanarak restoranın açılış saatlerine, yorumlara veya etkileşimli turist bilgi haritalarına erişebilir ve hatta kullanıcı tarafından oluşturulan içerik oluşturabilirler.

Otomasyon & Teknoloji: Bu geniş kapsamlı kategori, örneğin bekleme sürelerini kısalttığı, küçük görevleri robotlara "dış kaynak olarak verdikleri" ve süreçleri optimize etmek için büyük verileri kullandığı görülen teknolojik gelişmelere değiniyor. Yapılan çalışmalarda, yapay zeka destekli sohbet robotlarının hem rezervasyon sürecinde hem de COVID-19 ile ilgili koruyucu önlemlerle ilgili tekrarlanan sorulara yanıt verirken bir müşteri hizmetleri elemanı gibi olduğu kanıtlandı. Genel olarak otel operasyonları, gelirleri, müşteri ilişkilerini, ürünleri, kanalları ve itibarı izlemek ve optimize etmek için yönetim sistemlerinin kullanılmasıyla giderek daha fazla şekillenmektedir. Mobil, bulut tabanlı ve entegre çözümler özellikle aranıyor. Herhangi bir farklı sistemi birbirine bağlamayı amaçlayan entegre mesajlaşma, tahmine dayalı analitik, müşteri profili oluşturma ve ara yazılımın artan öneminden bahsetmiyorum bile.”dedi. Haber: Fatma Marmara

Doç. Dr. Burhan Kılıç sunumunda yararlandığını belirttiği kaynaklar:

Dewi, N. P. D. U. (2020). TourismEducationIn A New Normal Era. JayapangusPressBooks, 405-420.

Mohanty, P., Hassan, A., &Ekis, E. (2020). Augmentedrealityforrelaunchingtourism post-COVID-19: sociallydistant, virtuallyconnected. WorldwideHospitalityandTourismThemes.

Tiwari, P., Séraphin, H., &Chowdhary, N. R. (2020). Impacts of COVID-19 on tourismeducation: analysisandperspectives. Journal of Teaching in Travel &Tourism, 1-26.

https://www.turizmgazetesi.com

https://www.dunya.com/

 


Bu haber 112 defa okunmuştur.

Etiketler :
HABERE YORUM YAZIN

DİĞER EĞİTİM HABERLERİ
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Namaz Vakitleri